Yazan Kadının Mücadelesi

Gece Gündüz
A A

“Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, ‘Erkekler ne der?’ diye düşünmeden yazın!”

-Virginia Woolf

Ataerkil sistemin erkekler için de pek adil olduğu söylenemez fakat öteki cins ilan edilen kadının, tarihten ve yaşamın her alanından dışlanışı her daim daha sertti. Kadınların tarih boyunca dışlandığı alanlardan biri de edebiyattı. Öyle ki tarih; yazmak için savunma yapmak, ismini saklamak, yasakları aşmak zorunda kalan kadınların isimleriyle dolu.

Osmanlı kadınları, yazma tutkusunun önündeki engelleri aşmak için uzun bir mücadele verdi. Bu, bugüne kadar uzayan kadın hareketinin başlangıç noktası oldu ama kadınlar, her zaman sert okların hedefinde kaldı. Türkiye’deki ilk yazar kadın Fatma Aliye, “bir hanım” imzası kullanmasıyla olumsuz eleştirilere maruz kalırken evliliği sonrası yazması, okuması yasaklandı. Evlendiği adamın ikna olması ise uzun zaman almıştı. Yazın dünyasına adım atan ilk isimler, aristokrat sınıf içerisindeki kadınlar olsa da Fatma Aliye’nin yaşamında olduğu gibi pek çok kadın, yasaklarla mücadele etmek zorunda kaldı.

İhsan Raif Hanım da bu isimlerden biriydi. Çocukken zorla evlendirilen şair, evliliği sonrası babasının istememesine rağmen yazmaktan vazgeçmedi. Babasının ölümünden sonra ise ismi, yayınlarda daha çok yer almaya başladı. Yazın mücadelesinde ismine yer verilmesi gereken bir başka kadın da Yaşar Nezihe’dir. Yoksul bir yaşam sürmüş, benzer kaygı ve zorlukları yaşamıştır. Eleştirilere karşı uzunca bir süre Mazlume, Mahmure mahlasları ile Yaşar Binti Kadri imzasını kullanmıştır. Sonunda ise Yaşar Nezihe’de karar kılmıştır.

Yazan kadınlara karşı takınılan tavır ve akabinde gelişen kalem mücadelesi, elbette sadece bu isimlerle sınırlı kalmamıştır. Ayrıca kadınların yazdığı dergiler de alay konusu olmuş, eleştirilmiştir. Çoğu zaman takma isimlerle yazmak zorunda kalan kadınlar, yazmak için ciddi bir engeli aşmak zorunda kalmıştır. Yazan kadının mücadelesi, tabii sadece 19. yüzyılla sınırlı kalmadı. Öncesinde de olduğu gibi sonraki tarihte de devam etti. Kerime Nadir, 20. yüzyılda yasaklamalara rağmen yazma tutkusunun peşinden giden kadınlardandı. Aileden ve toplumdan ya da edebiyatın ataerkil düşünceye sahip isimlerinden gelen tepkilerin şekli de değişebilmekteydi. Örneğin Cahit Uçuk’un bir kadın, isminin de Cahide olduğu öğrenilince bu durum büyük tepki toplamıştı.

Yaşadığımız coğrafyanın kadınlarının yaşadıklarını, diğer ülkelerin yazar kadınları da yaşadı. Kadın hareketinin yoğun olmasının yanı sıra, kadınlara ve kadın hareketine sert müdahalenin olduğu İngiltere’de de kadınlar, benzer zorlukları aşmak zorunda bırakıldı. Üstelik bu isimler, İngiliz Edebiyatının şekillenmesine katkı sağlayan kadınlardı fakat baskı altında yazmaktan kurtulmaları için yüzyılların geçmesi gerekmişti. Bu isimler arasında yer alan Mary Wollstonecraft, yazan kadın olmanın yanı sıra, feminist konular kaleme almış ve bu yüzden daha çok alay konusu olmuştu.

İngiltere’de yüzyıllardan beri devam eden bütün bu tavırlara karşı yazan kadınlar, takma erkek isimleri kullanma yolunu seçti. Bilhassa baskıcı ve “ahlakçı” Viktoryen dönemde, yazma tutkusunun peşinden giden kadınlar, bu seçeneğe başvurdu ya da eşinin soyadını kullandı. Bu dönemin en ünlü yazarlarından George Eliot bu isimler arasındaydı ve gerçek adını kullanmamıştı. Kadın olmanın yanı sıra sınıfsal farkın, ekonomik yoksunlukların zorluklarını çeken Bronte kardeşler de önyargılara karşı erkek mahlasları kullanarak yazdı.

Yazıda yer alması gereken yazarlar gibi ülkelerin sayısı da bu kadarla sınırlı değil elbet. Nitekim edebiyat tarihçileri tarafından, hâlen yeni isimlerin gün yüzüne çıkarıldığı bir konu bu. Fakat şu mutlaka belirtilmeli ki: Hâlâ devam eden temanın, karakterlerin cinsiyetçi olma sorunu, başka bir yazının konusu olsun; kadınlar olarak Wollstonecraftlar, Nezihe Muhiddinler sayesinde fazlasıyla yol kat ettik. Kaygısız yazdığımız her gün için Sylvia Plath’a, Nuriye Ulviye’ye, Virginia Woolf’a, Füruğ Ferruhzad’a teşekkür etmeliyiz. Zira kimse “Haydi kadınlar, artık siz de yazın.” demedi; kadınlar, bazen delirerek bazen kendini gizleyerek bu yolu açtı.

Zozan Çetin

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...