Çat Kapı

Gece Gündüz
A A

Çat Kapı

Saat, üçü çoktan geçmişti. “Geç kalmam.” dediği hâlde, deliğe soktuğu anahtarın sesiyle uyandım. Yanına gittim; “Sen hâlâ uyumadım mı?” diye sordu ve yanaklarımdan öptü.

“Seni bekledim. Beklerken kanepede uyuyakalmışım.” dedim. Oysa onu beklemekten çok merak etmiş, kurmuş, kurduklarıma ağlamıştım. Kanepeye yaklaşıp yanıma oturdu. Alkol kokusu, teriyle karışmış ve parfüm kokusuyla bastırmaya çalışılmıştı. Sessizliği bozdu ve konuşmaya başladı: “Seni sürekli kırdığım hâlde neden yanımdasın?”

Sustum. Aklıma hücum eden düşüncelerin gözlerimden akmasına izin verdim. Kafasını kaldırıp gözyaşlarımı sildi.

“Git Muzo, kaç benden; ben bile kendimden kaçıyorum, ne olur git!” dedi.

Yalvarışının, sadece öylesine söylenmiş bir sarhoşluk cümlesi olmadığı gözlerinden belliydi. Kafasını omzuma koydu. Sustum, sustu. Gözyaşları omzumu ıslatırken savurduğu küfürler kendineydi. Kırgın, kızgın ve yorgundu. Aramızda gözle görülür bir fark vardı. O, geçmişin yaralarına tuz basarken ben, o yaraları sarmaya uğraşıyordum. Zaten hayat hep böyleydi. Biri yaralıyken ya yara bandı olursun ya da yara…

Gece bizi sarıp tek vücut olana kadar ağlamaya devam etti…

Zeynep Karayel

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...