Uçurtmayı Yakala!

Gece Gündüz
A A

Kırmızı rugan ayakkabılarına bir ip dolanıyor; uzadıkça uzayan, ucu gözükmeyen.
Yükseliyor ip, düzenbaz bir sokak sihirbazının oyunu sanki.
İpin ucu baharlar saçıyor, gök bir anda rengârenk oluyor, gülüşen çocuk sesleri.
Uçurtmayla bir film çevriliyor gibi.
Fon müziğini açıyor kör bağlama sanatçısı.
Seyirciler toplanıyor, alabildiğine yeşil çimenler.
Sanki bugün çocuklar hep gülümsüyor; bir zamanlar senin de gülümsediğin ve kör bağlamacının da gördüğü gibi.
Yüzüne bir parça mutluluk değiyor,
Güneş, saçlarını öperken konuşulacak bir çift söz bırakmıyor.
Limanlardan gözüken yabancı bir gölge izliyor bu oyunu.
Sen,
Hüzünden kırılmış saçlarınla çevirdiğin kayığın dümeni başında, oltanı evcimen huzurlara sallıyorsun.
Denizlere gölgesi yansıyan bir kırlangıç, sanki bir insanın hırsını taşır gibi hızla çırpıyor, çırpıyor, çırpıyor kanatlarını. Kendi gölgesiyle yarışıyor, aynı bir insan gibi.
Bir anne oluyor, bir çocuk doğuyor; bak banktaki adama, bir baba olup eve ekmek getiriyor. Çocuğu melekler koruyor, kadın az sonra bu adamı Allah’a emanet ediyor.
Bak,
Kadın nasıl da aşılmaz görüyor aralarındaki dağları.
Adamın, kalbine yuva yapmasına, yaptı ise de kalmasına katiyen izin vermiyor.
Ve ben, limanlarda bekleyemiyorum. Yine göz göze gelemiyorum gemilerle.
Benden uzaklaşan şeylerin yitip gittiğini görmemek için başka yerlere çeviriyorum bakışlarımı.
Uçurtmanın ipine takılıyorum. Arkama kör bağlamacıyı, kırmızı rugan ayakkabılı çocuğu ve gülüşlerini alıyorum ardım sıra.
Hep beraber çimenlere uzanıyoruz.
Bu bizim ilk küskün baharımız. Hâlbuki begonviller bile aramıza çiçek açarak katılıyor.
Beni makyajsız gerçeklerimden öpüyor.
Eli toprak kokulu, gözü deniz bakışlı bir kadın çizmemi istiyorlar.
Begonviller, masal anlatmayı kesip ciddileşiyor.
“Sen en iyisi mi sevilen bir kadın çiz…” diyorlar.
“Bulutlardan ve uçurtmalardan alacaklı bir kadın…”

Zeynep Kabadayı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...