Günler

Gece Gündüz
A A

Aynı yıldız, yüzlerce kez parlamazdı oysa hiç umut yoksa.
Çiçekler sensiz açar, güneş tersten doğar ya da kahverengi bir tabutun kıymıkları batardı kimsesiz cesedine.
Uykumun benden senelerce kez alınması ve tekrar geri verilmesiyle kapatıyordum gözlerimi yarınlara.
Yarınlar, ufukta görülen o güneşli günler, benden alınmayan yegâne şeyler.
Ne diyorduk? Asıl mesele Umut.
Tutunacak bir dal aramak yerlerde.
Ya da başımızı yerlerden kaldırıp göklere mi uzatmalı ve yetmeli kendi kendimize.
Küçük hayaller kurmak fakat gerçekleşmezlerse eğer diye, fısıldayarak söylemek çiçeklere.
Sanki falanca yerde kayan yıldıza tanık olmuş gibi parıldamak sevinçle.
Bir sabah kalkınca mutluluğu sadece “bugün”de aramak.
Geçmiş silinir silinmesine fakat yeni gelecek ufukta belirdiğinde, maviliğin üstümüzü örtmesine izin verdiğimizde.
En iyisi yüzmek vücudunu kaldıran dalgalara karşı koymadan. Ruhunu bir keşiş gibi gezdirmesine izin vermek evrende.
Su gibi gidip gelmek kâinatın kaygan zemininde.
Tehlikeli Oyunlar okumak Oğuz Atay’dan.
Ve avlamak avcıları kendi tüfekleriyle. Ortada bir av bile yok iken.
Bir tilki kurnazlığında bilmek, bilmek ve hiçbir işe yaramayışı işte.

“Her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?” – Sabahattin Ali

Zeynep Kabadayı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...