Dipsiz Kuyular ve Umuda Dair

Gece Gündüz
A A

Dipsiz Kuyular ve Umuda Dair

Koyu, dipsiz bir kuyuya düşenler, uzatılan halata kendilerinden önce umutlarını bağlarlar.
Kuyunun aralıklarından sızan ışık hüzmesi, o umudun yansımasıdır.
Basma çiçekli eteğin yırtılmış kumaşı, hırçınca salınır takıldığı kuru dallarda.
Çiçekleri çok seven bir kadının, uzun zaman önce eteğine yamadığı laleler, şimdi bu uğultulu tepede döker yapraklarını.
Ellerinden tutulmayan çocuklar, bu ormanlarda kaybolur.
Zaman, ormandaki kayalıklara takılarak üstü başı yırtık bir halde düşer uçurumdan.
Ormana izinsiz giren çocuk, gökyüzünde beliren beyaz ışıktan korkarak kaçar, ardına bakmadan.
Bir insanın içine düşen şimşek parçalarından.
Umudu fısıldayan baykuşlar, ay ışığının gölgesinde cesareti kutsallaştırır.
Ve
Uğultulu tepede bekleyen her korkuluk, bir umudu korkaklaştırır.
Dünya farkına bile varmadığın bir hızla döner her an.
Sanki içinden atmak istermişçesine seni.
Koskoca varlığınla ve o müthiş boşluğunla salınır durursun çalılıklarda.
Şimşek parçalarını sürüklersin, bir daha kaybolmamak için çakıl taşlı yollarda.
Karanlıklara gebe olan çıkış yolunu bulamayan çocuğu da peşine takarak.
Zamanla itişe kakışa.
Kuyunun dibinde debelenen insanla biraz da umuda benzer bir yokuşu çıkmaya çalışırsın.
Aslında koşarak indiğini fark etmeden.

Rüzgarlar efendim, bizi her zaman bu bilinmezliklere sürükleyen.
Siz bunu, uğultuların o kulak tırmalayıcı sesinden anlamadınız mı?

Odanda saklambaç oynayan haylaz güneş ışınlarından,
Açıp kapanan akşam sefalarından,
Bir çocuğun yumuk yumuk olmuş ellerinden,
Allah’ına koşulsuz inanmayı başardığın bir gecenin verdiği ferahlıktan.
Hayat çiçeğinin, verandana dökülen tomurcuklarından nasibini almadan.

Siz efendim,
Bana, umutsuz bir şiir dikmekten bahsedemezsiniz.
Ancak umut bana verebilir bu izni.
Saçlarımı dalgalandıran hırçın rüzgarı ehlileştirmeyi.

Yavaş yavaş ormanın çıkışına yaklaşırken bu cümlelerin de bir önemi kalmıyor efendim.
Biliyorum, dünyada sesimizin dahi kalmayacağına oranla hiç de depresif bir savunma olarak gelmiyor kulağınıza.

Umudu rahat bırakıp sevmenin peşinden koşmalı ya biraz.
Kanatlarına atlamalı bir kelebeğin.
Bir günlük gibi sevmeli dünyayı.
Acılar yalnız bir gün sürecekmiş gibi sabretmeli.
Kendin için yaşamalı, bir günlüğüne de olsa.
Deliler, hastalar, memurlar, siyasetçiler, şikayetçiler için yaşamalı.

Eteğimdeki lalelerden yaptığım buketin kartında ne yazdığını sormuştunuz efendim.

Cevabı bu ümitli sandığınız şiirde saklı.

Zeynep Kabadayı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...