7’ye Hüzün Kala

Gece Gündüz
A A

7’ye Hüzün Kala

Zamanlardan bir hüzün, yürümek için en uzun yolu seçtim o akşamüstü.
Daha doğrusu, günün ağırlıklarını bıraktım sırtlandığım her sokağa parça parça.
Artık ben miydim yanımda sürüklediğim? Yoksa ayağıma takılan ceset, bir başka savaşta ölmüş bedenim miydi, bilmem.
Tanıdık gelmedi yüzü.
“Bir savaşçı öldüğünde; öldüren, onun ruhunu giyer.” der Kızılderililer. Ben, hanginizin leş suretine büründüm?
Söyleyin, hanginizin?
Ayaklarım ağrıyana kadar çıkamadım o ara sokaklardan.
“Günbatımına yetişeyim.” derken kaçırdım. Bir kedi gördüm. “Seveyim.” derken tırmıklandım.
Elimdeki kanı temizlemedim. Acılara buyur etmeyi çok önceden öğrendim.
Ben, bu sokaklardan geçerken parçalanmayı, aranızdan geçerken nefesimi tutmayı çok önceden öğrendim.
Sevmeyi öğrendim hatta bir zamanlar.
O hızla da nefret ettim.
Birine seni öldürme gücünü bahşetmek ve bu gücü kullanıp kullanmayacağını izlemek, bir savaşçıya yakışmazdı değil mi?
Hayatın temelinin, varoluş silsilemin bir tekerlemeden ibaret olduğunu; aşkın, iki yetişkinin ulaşabileceği en büyük yalan olduğunu; bu çıkmaz sokakları, ben çocukken keşfettim.
Hangi elinize vermemi istiyorsunuz kalbimi? Uzatın lütfen.
Biri bana yolumu göstersin sırtına alarak.
Hayır, olur mu hiç?
Yolun sonu mutluluğa çıkmıyorsa ya azizim?
Yaradan, geleceği boşuna mı saklamış şimdiden bizlere?
Yaklaşmayın kıyılarıma.
Ben, o zehrin tadını, siz elinize almadan çok önce öğrendim.
Herkes kendi inancı, kalbi kadar yol alsın bu hayatta.
Yemin ola ki önünüze çıkmayacağım.

Zeynep Kabadayı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...