Hanım Zeliha Göksu

Seffaf Resim Hanım Zeliha Göksu
Seffaf Resim Hanım Zeliha Göksu
Emekli 28
Okumak güzeldir...
Çelik Zırhlı Merdümgiriz

Çelik Zırhlı Merdümgiriz

Sokaktaki kediler, çakıl taşlarına sıvanan yalnızlığıma tanık oluyor. Kelimelerim tükeniyor, onlar tükendikçe ben de tükeniyorum. Yok sayılmaya o kadar alışıyorum
Tozdan Gelen Küle Gider

Tozdan Gelen Küle Gider

Ateşin resmini tutuyorum Parmaklarımın Ateşe dokunduğu yerde kanıyorum. Resmin köşesi tutuşuyor… Durgun zamanın izleri Bizi kovalıyor… Bölünüyoruz; tuttuğumuz, Tutunduğumuz ve
Sen Ki

Sen Ki

Sen zulmün kibar hâli… Bir hasret içinde Yeknesak savruluş tiyatrosu Sen ki Azrail’in vasiyetnamesi Meleklerin sessiz anarşizmi Şehrin çöl yaşları
Mutluluk Nedir? Ya Ölüm?

Mutluluk Nedir? Ya Ölüm?

Uzaklara daldı… “O insanlar ölümden anlamayan insanlardır albayım.” “Kimler?” “Onlar işte.” “…” “Arkadaşı ölümle cebelleşirken onun yanında kahkaha atanlar. Süslü
Azrail’in Öptüğü Kadın

Azrail’in Öptüğü Kadın

Acısını hâlâ çektiğim bir mumun alevinde sönmekteyim. Tükenmeye nefesler kaldı. Hızlı yazmam lazım. Zira mum bitecek ve odamı yine karanlıklar
Hayatın Sömürgen Tarafı

Hayatın Sömürgen Tarafı

Günler bir zift gibi akıp gidiyordu, saatin bozuk sesinde. İnsanlar aceleciydi, süte düşeceğini bilmeyen aceleci sinekler gibi. Artık daha fazla
Beynimdeki Telafisiz Kesikler

Beynimdeki Telafisiz Kesikler

Beynimin içinde telafisi olmayan kesikler var. Kafam giderek; delik deşik edilmiş, can yeleklerine dönüyor. Nereden baksanız bir elek gibi… Düşüncelerim,
Sarılmalıydık, Sarılamadık

Sarılmalıydık, Sarılamadık

Dokunmayın kırılan dallarıma! Beni yalnızlıkla bırakın bu şehirde İçimde çirkinleşen duygularımla, Her gün biraz daha Günaha batan gözlerimle baş başa…
O An

O An

Vurulmuşum gözlerinden, Sessizliğinin kanatlarından. Gülüşünü bir kez daha, Yalnızca bir kez daha görmek için Rüzgârla dövüştüm Üşüdüm. Kime nesi? Gözlerin
Boşunalıklarım

Boşunalıklarım

Yalanmış tüm şiirler, şarkılar, Uykusuzluklar… Şimdi ben günahkâr bir duvarın Başörtüsünü örtüşünü izlemekteyim Saçlarını savurduğu gecenin Bitişine üzülmekteyim Ellerinin yüzüme
Biraz Mış Gibi

Biraz Mış Gibi

Gerçeklikler parçalandı Bir vezir şaha kalktı Kaleler zapt edildi Kareler yuvarlandı Ayak tıkırtıları geliyordu Siyahlıklar ardında gizleniyordum Saçlarım kapatıyordu Gecenin
Vezirini Kaybetmiş Satranç Tahtası

Vezirini Kaybetmiş Satranç Tahtası

Oda karanlık. Beyaz tavan kendi rengine küskün. Duvarlar ayrı bir yasta. Camdan vuran ışık donuk ve mat. Kitaplarım sessizce rafta
Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...