Defne Avcı

Seffaf Resim Defne Avcı
Seffaf Resim Defne Avcı
Yazar 33
Kafesin biri kuş aramaya çıktı
Shlimazl

Shlimazl

Yeni gelmiştim yolculuktan. Bir valizin ipine tutuldum, çektim içime bedenimi ve yol boyunca yutkunmadan sığdırdım kendimi tangır tungur ilerleyen sarsıntıya.
Girift

Girift

Merdivenler, iri taşlarla üst üste konulmuş mermerler… Karanlık, siyah kabuğundan bir aralık bırakmış. Tavanlara kadar kör, adımın tökezleyip kendini onlardan
Vaveyla

Vaveyla

Sayıklamak mı tümden çıldırtan? Dantellerle kaplı sandığı aralamak mı? Daha 17’sinde duvağını yüzüne Kefen kadar beyaz, soğuk Titreyerek kapatmak. Susmak…
Fernweh

Fernweh

Damda kedilerin gezindiğini işitebiliyordum. Patilerinin altından tırnaklarının tıkırtıları eşliğinde dönüp duruyordum yatakta. Tavan arasında,  karanlıkta saklanıyordum. İçine hapsolmuş soluğuyla uyutmaya
Kutuda Sofia

Kutuda Sofia

Kalkın, su perileri! Hazırlayın yeri ve göğü; vuslattan pak bir nisaya. Bugün, hayırlar olsun ki büyük bir kargaşa. Ilık ılık
Sanırsam…

Sanırsam…

Ben sanırsam bir deliyim. Uzaklardan gelen seslerin, çalılıklar arasında sıkışmış sızılarını duyarken… Ben sanırsam bir kaçığım. Oh-, hayır! Çarpıtıcı güzellikteki
Fil Ayaklarında Esaret

Fil Ayaklarında Esaret

Beyazın üzerine çivilenmiş saydam mutluluklar gibi yağıyordu bugün yağmur. Kış esaretiyle getirmişti soğukluğunu. Avuç içlerinden yüzülen derinin acısı sararken dört
Alphecca

Alphecca

“Hayaller asıl gerçeklerimizdir.” Filmlerin bazı kesitlerinde inceden bir melodi doğrulur. Yavaş yavaş kapıyı aralar ve içeri süzülür. Sanki her şeyi
Yalamaç

Yalamaç

Belki de hikâyenin varış noktası, sonla harmanlamış bir tabaka. Belki de başlanan yeni bir resim. Aynı kolun hem sarılıp hem
Kontrbas

Kontrbas

Birikmiş çarşafların kokusu yürekleniyor soğuk titreşim ağlarında. Sanki kırılmışlık bezeli. Zıpkın bir denizci. Çapalı bir karakter. Uzak kalmış gizemler. Yahut
Kül Kızılı

Kül Kızılı

Uzanmaktayım. Sussam fısıldar çamlıklar Görsem ki filizlenen sonbaharda Kirpiklerinden düşen gölgeleri… Abîr müsved iki ocak ayında, İnletiyor burun deliklerimi. Yakıcı
Kral Var, Hak Yok!

Kral Var, Hak Yok!

Boşluğun girdap sularında rastladım ürkek ceylana. Çırpınışları, ezilmekten üstün gelen mahalle çocukları gibiydi. Yorgun düşen vücudu sıyrılmıştı boğumdan. Aklından geçen
Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...