Barış Özbek

Seffaf Resim Barış Özbek
Seffaf Resim Barış Özbek
2. Nesil Yazar 19
" Reçel yapan kalpazan arılardan mütevellit; çiçekler fotosentez yapamaz oldu. "
Ölüm Tadında Yaşamak

Ölüm Tadında Yaşamak

Seni sevdim Seni ansızın değil sessiz sessiz sevdim Uyandım bir güne şafak sökerken Şimdi seherler eski seher değil Nasıl rahvan
Önlüğümün Düğmesi

Önlüğümün Düğmesi

Bütün eşyalarımızı vagona sığdırmış, her birimiz o eşyaların üzerine kıvrılıp uyumuştuk. İki günlük yolculuğun sonuna gelmiştik. Haydarpaşa tren garına geldiğimizi
Gönlümün Batısı Yurdumun Doğusu

Gönlümün Batısı Yurdumun Doğusu

Babamın anlattıklarını düşündükçe içime bir sızı düşerdi. Bıçak ağzı gibi bir sızı yüreğime saplanırdı. Bir soğuk savaşın ortasında, sinsi bir
Ateş Gözlü Kahinler

Ateş Gözlü Kahinler

Türkülerim susmuş, günahkâr gecede rahipler ön safta Belim bükülmüş, o fettan bakışlar… Oysa demir kapıydım çift mandallı Yıkılmazdım, çanlar arasında
Ayazdaki Mehmetler

Ayazdaki Mehmetler

Davulcu, zurnacı tutacak paramız yoktu. Karanlığın karnına dalan uzun yol otobüsünün ön camından; eşime, kız kardeşime ve garip anama selam
Ayracı Düşen Hayatlar

Ayracı Düşen Hayatlar

Yağmur yağıyordu, iliklerime kadar ıslanmıştım ve en ufak bir kelime söylemeye takatim kalmamıştı. Hıçkıra hıçkıra ağlarken omzuma yüklediğim tabutun diğer
Çektiğim Kehribar, Akutsun

Çektiğim Kehribar, Akutsun

Hani kirlenmeyecekti maviler Korkulardan azade bakacaktı hani o çekik gözlerin Kıskandıracaktın bugünün Şirinlerini Ferhatlarına inat İmruü’l-Kays’a selam edecek Leyla’ya omuz
Dehlizin Sonu

Dehlizin Sonu

Tepemdeki dam akıyor olsa da yağmur damlalarının sesi paha biçilemezdi. Şehir merkezine en uzak ormanın en ücra köşesine yaptığım baraka,
Körlük

Körlük

Tik tak, tik tak… Son 15 saniye de bir öncekilere benziyordu. Derken saat 07:15’i vurmuş ve gereğinden fazla bir alarmlı
Gün Görmemiş Hasretlere Gebeyim

Gün Görmemiş Hasretlere Gebeyim

Yine gönlüm düşmüş hain pusulara Üstüm başım yağmur çamur İki gözüme yaş düşmüş ve ben ona esir Yüreğim yanar, yine
Sadakatin Dili; Bazen Ölüm Bile Güzeldir

Sadakatin Dili; Bazen Ölüm Bile Güzeldir

Kuru bir tandır ekmeği, bir bardak çay, bir de beyaz sarmıştı gök kubbeyi, Sobam tezekten yanar, ciğerimi yakar… Ben yazardım,
Mitomani, Hubris, Şef ve Kitlesi

Mitomani, Hubris, Şef ve Kitlesi

Mitomani ve Hubris denilince aklımdaki ilk çağrışımın, kesesi boş insanlar olduğunu açık yüreklilikle söyleyebilirim. Sanırım kesesi boş insanlar denilince de