En Büyük Devrimci Kadınlardır

Gece Gündüz
A A

En Büyük Devrimci Kadınlardır

Birçok devrimci gördü bu dünya diye başlamak istiyorum lafıma. Ezilenin yanında olanını, yobazlığa direnenini, barış çağrıları yapanlarını, haksızlığa dayanamayanlarını… Hepsini görmek mümkün olmadı. Kitaplardan gördük, anladık o insanları. Bir de adı kitaplarda veya gazetelerde duyulmamış devrimciler var; kadınlar.

Şanssız doğan kadınlar vardır. Hayatlarının ilk kısmında bile kimileri tarafından şiddet, taciz gördüler. Kimisi sokağa atıldı, kimisi erken yaşta anne olmak zorunda bırakıldı. Sevmek dahi yasaklandı onlara. Satıldılar iki öküz, üç kömür uğruna. Hayatları, bedenleri, hayalleri satıldı. Tüm bunlara baş kaldırma cesaretini gösteren kadınlar toplum baskısı gördüler. Çünkü belirli her türlü düzene ters düşmek, büyük meseledir buralarda. Sanki masa, dolap gibi bir objeydiler. Ve istedikleri gibi yönetilebilirlerdi. Onlar dilsiz olmalıydı. Onlar sadece cisimdi ne de olsa.

“Kadın” denilen bu kutsal insan ilk devrimini bu hayatta haksızlara diş bileyerek yaptı. Bir bebeği doğurup ondan vazgeçmeyerek yaptı.

Elinde küçük bir bebekle kalakaldığında, o elinde tuttuğu canın onun tek mucizesi olduğunu anladı. Evladını bütün bu eziyetten olabildiğince uzak tuttu. Dayak yediyse de ona el sürdürmedi. Bazen gizli para biriktirip yavrusuna yemek aldı, yavrusunu okula götürdü. Kendi yaşayamadıklarının verdiği burukluğu çocuğuna yaşatmadı. Bedeninden büyük torbalar taşıdı, hiç göremeyeceği kadar büyük evlerde temizlik yaptı.

Kadınların ikinci devrimi ise buydu; yavrusuna aydınlık bir gelecek hazırlamak. Yıkıntı bir geçmişin üzerine yeşil ağaçlar dikmek.

Kimi kadınlar bir tık daha şanslı doğdular. Belki sevdiği adamla evlenecek kadar şanslı. Sevmekten korkmadılar.

Kadının üçüncü devrimi ise bir adamın sol yanında çıkarttığı o devrimdi. Yeryüzü ona yetmemiş, yüreklerde devrim yapıyordu. Sevdiği adama hem eş, hem dost, hem ana baba olmuştu. Onun eksiklerini tamamlıyordu. Şefkat gösterene fedakarlık etmekten hiç çekinmiyordu.

Ne yazık ki onlara yapılan haksızlıklar satırlara sığmıyor. İş hayatında yer verilmedi onlara. Kadından çalışan olur mu, doktor olur mu, kaymakam olur mu dediler. Belki temelde bu hor görmeden kaynaklanıyordur, doktor denilince akla hemen erkeklerin gelmesi. Kadınlar göz yummadı. İlk önce kendilerine sonra bu zihniyeti bozuk insanlara kadınların başarısını gösterdiler. Kimisi okuma yazma öğretti, kimisi ülkeye adalet getirdi, kimisi bir başkasına can verdi. Bu sağladıkları zafer ise kadınların en büyük devrimlerindendir.

Kocaman bir devrim daha var. Böyle bir toplumda bu derece ilerlemeleri, hala yaşama dört elle sarılmaları. Boyun eğmeyen yapıları onların kocaman direnişi. Sokakta yürümesi bile mesele olan o kadınlar şimdi anne oldular, yazar, iş kadını oldular. Böyle insanların yetiştirdiği o pırıl pırıl çocuklarımız var.

Hayatımda kocaman yeri olan Deniz Gezmiş ve Che Guevera adlı iki kocaman yürek asla unutulmayacak. Bu güzel devrimcilerin kanıyla aynı kanı taşıyan kadınlarımız, en büyük devrimcidir. Adı gazetelerde, dergilerde görülmeyen hayatın devrimcileri. Onların varlığını bilmek yetmemeli. Şu an hala bir desteğe ihtiyacı olan, hala yitip giden kadınlarımız var. Onların arkasında olmak yüreğimizi güzelleştirir. Sadece biraz vefa, biraz yürek arkadaşlarım.

Yağmur Eylül

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...