Şuradan Birkaç Acı Uzatır Mısın?

Gece Gündüz
A A

Şuradan Birkaç Acı Uzatır Mısın?

IMG_20161021_202316

Bazen böyle üstüme üstüme üsteliyor sanki, korktuğum kaçtığım her ne varsa.
Korkuya dair o kadar çok şeyi heybeme doldurmuşlardı ki,
Sırtım, seyyar bir dolmuş münasebetindeydi.
Her iz bırakan, birkaç kilodan hallice bir ağırlık teşkil etmişti.
Her gelenin tebessüm kıvrımında, “Şuradan birkaç acı uzatır mısın?” suali.
Ki biz, cebimizde bayramlardan artakalan harçlık bozukluklarını, kasada duran genç abi ablalara uzatırken bile utanç duyuyorduk.
Öyle çocuklardık.
Gelenler, hiç çocuk olmamışlardı galiba.
Biz, utanç duyarken, yerin dibinde çok yeni yerlerde saklanır, ölümün bir saklambaç olduğundan habersiz yaşardık.
Ki bu oyun, bir bir yakınlarımı sobelerdi.
Herkeste bir ebe halleri, herkeste oyunu bozma istekleri vardı o zamanlar da,
Oyunbozanlar, hep çevremdeydi sanki.
Sol yanında, tanımı bulunmayan bir şeylere mağlup düşene kadar,
Hep kazançlı hissederdik kendimizi.
Kendimi epey zaman önce,
Dahilliklerden hariç kıldım.
Zamanla, parçalarımın paçalarımdan akmasıyla anlamıştım çünkü.
Taşın biri, kuyuya bir deli atmış,
Ve karanlıklarda, herkeste bir aydınlanma isteği uyandırmıştı.
Ben uyanamadım hiçbir zaman.
Hep bir uyuklama hali ve hep 1 milyona kaç Tombi alınır, kaç Meybuz yalanır hesabı vardı bende.
Ve hep yüklemler gibiydim.
Tek farkla.
Yüklemlere, cümleler,
Bana ise özneler yükleniyordu.
Yükleme halen sürüyor.
Bitmedi, bitecek gibi durmuyor.
Bazen, böyle doluyorum.
Dokunsalar, dokunmasalar da bir.
Hep bir ağlama isteği.
Hep, izlerden izmaritlere giden bir yol..

Usame Yördem

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...