Soya Fasulyeli Veda

Gece Gündüz
A A

Soya Fasulyeli Veda

Sana varılması muhtemel bir kentten koca selamlar biriktirdim ve bir de hasretleri.
Bura kanlı topraklar.
Bura cansız varlıkların meskeni.
Biliyor musun?
Cinayet, bizim başkentimizdir.
Çocuklar, kadınlar, translar, kısacası tüm insanlar,
Gelişmesini istemediğimiz kara parçalarımız.
Ki patiler ve katiller çok sevilir bizde.
Yüz karasıyız anlayacağın.
Ve bu muhtemellikte ve iğrençlikte, bazen iyi ki yoksun.
Ki sen olmayınca, hiçbir araç varmıyor A’dan çıkıp B’ye.
Hava şartlarından rötar deyip kaparken konuyu,
Belki de, kalbimiz yıkanır diye var yağmurlar ne dersin?
Herkes çok kötü, ki sen çok kessin.

Devletlum benim!
İbrâhim buz tuttu ateşlerde, Yusuf yaktı tutuşturdu hapislerde.
Senin benzerini bulurken kayboluyorum.
Dikilen hiçbir kule, senin pencere pervazlarına dikilmen kadar anlam bulamaz.
Hepsi yıkılır, sen hariç.
Sen benzersiz bir benzeyişsin.
Kendimi buluş ve kaybediş yani.
Yalnızlığı da ben buldum, seni kaybederken.
Yalnızlığı bilemem de seni iyi bilir, iyi severdim.
Camiye bırakılmış bir Zangoç kadar müteessirim bu aralar.
Beni, soya fasulyesi ile as.
Kalbini ve yeşili koru.
Göz yeşilini.
Ölüm kıskacında, nefesinin namlusu yüzümde,
Hasret bıraktıran her şeyin canı cennete.
Cehennemi reva görenler de dahil.
Bütün sevmeler münezzeh, ayrılıklar hariç..
Alacaklı hayat adına,
Kapa gözlerini, dört kehribar ederince, yeşil yeşil.
Nasıl bir ton bu Tanrım!
Kan çanaklı damarların, Medusa saçlarına benzerli.
Bir bakabilir miyim?
Eskir diye, çok bakamadım gözlerine.
Dönsen, yıllanıp da cuk diye otururum göz çukurlarına.
Acırsa canın,
Bir kırpımlık canım var.
Öldür, soya fasulyesi ile.
O an düşün.
Bir an düşün mesela.
Kaybolacaksa düşün,
Düşünce acır üstün, başın, kalbin.
Bir düşün!
Kimse yokken,
Bacaklarını milyon defa öptüğümü.
Hiç mi geçmedi ağrın?

(‘Usame Yördem’)

Usame Yördem

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...