Kalbimiz Sakat Mı Bizim?

Gece Gündüz
A A

Kalbimiz Sakat Mı Bizim?

Eskiden hep korkardım. Ve uzun yıllar boyunca, korkunun bana verilmiş bir yetenek olduğunu düşünüyordum. Gidenlerden, gelenlerden, babamdan, annemden, herkesten ve her şeyden korkuyordum. Öyle afili şeyler değildi ama söz konusu olan. Hani söz gelimi, bir insan gidince üzülme ihtimalim hep ağır basacak ve içimde cok şeyler bastırılacak, sonuç olarak korkacaktım. Herkes gibi sahip olduğum değerlerim yoktu mesela. Zira insanlar Matematik dahileri, Fizik profesörleri olabilecek potansiyelde iken, ben yüzyılın en büyük aptalını oynuyordum. Sonra, sevmek denilen bir illet dolaştı boynum sıra, bulaşıcı bir hastalık gibi geldi ve içime girdi. Ben sevdikçe var olanı yaratılan bir varlığı, insanı, doğayı, her defasında ya gidiyorlardı sevdiklerim, ya ölüyorlardı. Hep yarım kalınca masallar, sıçarım böyle masala. Böyle masal mı olur be?

Ki ben, iyi sonlu masallar beklerken, kırmızı donlu kahramanlar peydah olmuştu sokaklarda. Her birinin elinde, başka yerlerden temin ettikleri kullanılmış kalpler, içlerinden damarlar fışkırıyor. İnsanın, sevesi gelmiyor anlayacağınız. Hatta o gün kalp üzerine epey uzun soluklu şeylere göz atmıştım. Sonradan dank etti çoğu şey de. O zamanın hisleriyle, beş okkalık bir soruyla babamı nakavt etmiştim:
-Baba, bizim kalbimiz sakat mı?

Ve belki ondan sonra, dedem bir çıkıkçı olarak kaldı mahallesinde. Saçmalıyorum. Çünkü o lafı, ortalama 21. Yüzyılda söylemişimdir ve dedem 40 yıldır insanların kırıklarına merhem olmakta. “Hayaller de dahil mi?” diye sormuştu bir ara gelen biri hatta. Dedemin gözlerinde yaşlar birikmiş, ne diyeceğini bilemeden duymazdan gelmişti, duyulası şeyleri. Hatta o yaşları çok hatırladım vakti zamanında. Dede kaynar bizim ağaçlı soyluklarımız da, etkisi çok büyük oluyor ondan mütevellit. Dedemi, bir kere ağlarken görmüştüm, eşini kaybetmişti.
Sonra dedemi ölürken gördüm, kendimi kaybettim. Ben dedeme, dedem neneme ağladı durdu. Belki ben daha çabuk adapte oldum hayata, belki dedem daha işsiz takılmak istemiştir .
Ve bana ne kadar takılırsa takılsın, hayallerde oluşan kırıkları, hiçbir zaman tedavi edemeyecek ve hiçbir ilkellik, yerellik, entellik ve gelen, geçen popülerlik alt edemeyecek, hayalleri de sevgiyi de.
Ki kendimden biliyorum da, merak ediyorum.
Bir kere mezarına giderken sorarım dedeme.
“Büyükbaba, kalbimiz sakat mı bizim diye.

Gerçi, kalbi sakat olan insan ağlar mı?

Uyu şimdi.

Mekanım, cennetin olsun..

Usame Yördem

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...