Stajyer Azrail – Suç Ortağı Arıyorum

Gece Gündüz
A A

Stajyer Azrail – Suç Ortağı Arıyorum

Stajyer Azrail adlı kitabımın bu bölümünde kendimden bahsetmek istedim. Öyle uzun uzun kendimi anlatıp değerli vaktinizi çalmak gibi bir niyetim yok. Sadece nasıl bir ruh hâli içerisinde bu kitabı yazıp sizlere ulaştırmaya çalıştığımı bilmenizi istiyorum. Özellikle sosyal medya hesaplarım üzerinden gelen ağır eleştirilerden artık bıktım. O eleştirenlerin çoğu beni en fazla 1-2 haftadır tanıyan kişiler. Uzun zamandır genel olarak korku içerikli paylaşımlar yapıyorum. Bu yüzden ne dedikleri pek umurumda değil. Fakat yanlış anlaşılmak istemiyorum. Ben sadist olduğumu gizlemiyorum. Hatta sadistliğimi açık açık her fırsatta dile getiriyorum. Mesela Twitter’da yazdığım sözlerin çoğu kan, nefret, intihar, işkence, korku vb. gibi anahtar kelimelerden oluşuyor. Şunu bilmenizi isterim ki ben diğer sadistler gibi değilim. Yani “Tüm insanlardan nefret ediyorum, hepsine acı çektirmek istiyorum.” gibi düşüncelere sahip değilim. Benim sadistliğim; saygısız, tanımadan ve neler yaşadığını bilmeden yargılayan, dünyada sadece kendisi varmış gibi davranan, kaba, insan görünümlü yaratıklara karşı. Bunun dışındaki insanlarla hiçbir sorunum yok. Günümüz dünyasında insanlar genel olarak saygısız olduğu için hepsine karşı nefretim var. Ayrıca sadece bana karşı bir şey yapmaları da gerekmiyor. Bir başkasına saygısız davranmaları, onun canını yakması bile beni öfkelendirmeye yetiyor.

Yazmakta olduğum bu kitapta aşk yok, ayrılık yok, tozpembe cümleler yok. Yani “kendisini yazar sanan,” oradan buradan izlediği film ve okuduğu kitaplardaki karakterleri değiştirerek yazıp dikkat çekmeye çalışanlar gibi değilim. Zaten çoğunun yazmış olduğu konular aynı: bir kız, bir erkek, olumsuzluklar, yaşadıkları zorluklar, ikisinin birlikteliğini istemeyenler, kız veya erkeğin hasta olması, sonunda birinin ölmesi… “Bla bla bla!” Ben artık bunları görmekten gerçekten bıktım. Neden hiç kimse gerçekleri yazmıyor? Gerçeklere göz yumup hayal dünyanızda yaşamaktan bıkmadınız mı?

Ha bir de, benimle aynı düşünceye sahip olan insanlarla buluşmamın ne zararı var ki? Sırf korku içerikli şeyler paylaşıyoruz diye insanların canını yakacak değiliz. Baskıcı, olup bitenlerin farkında olmayan ve bilip bilmeden konuşanlardan nefret ediyorum. Tüm lanetim üzerinize olsun. Oh, iyi dedim.

Neden Sadistim?

Sıradan bir şekilde hayatına devam edenler, kendilerinden farklı olanı görünce rahatsız olurlar; laf atarlar, tanımadan eleştirirler, küfür ederler falan. İnsan bir süre, yapılan bu doğru olmayan davranışları göz ardı edebiliyor. Fakat daha sonra patlama noktasına geliyor.

Açıkça söylemek gerekirse, beni tanımadan eleştiren herkese tek tek işkence yapmak, çığlık attıklarında dillerini ve dişlerini yerinden sökmek, gözlerindeki o çaresizliği görmek, kanlarını emerek o sefil bedenlerini kurutmak istiyorum.

Nasıl Sadist Oldum?

Sanırım 8-9 yaşımdayken karar verdim. Babam haftada en az 3-4 tane korku filmi getirirdi eve gelirken. CD-DVD kiralamak vardı o zamanlar. Şimdiki gibi internetten film izlemek, film indirmek falan pek yaygın değildi. Ben izlediğim her korku filmini not ederdim, özet çıkarırdım. Hatta sevdiğim korku karakterlerini kâğıtlara çizip boyardım. Sonra da onları keserek kendi kendime senaryolar üretirdim. Oyunlar oynardım. Bu bana çok mutluluk verirdi. Filmleri izlerken genellikle kendimi katilin yerine koyardım. Sanki kurbanları kesmek için benim onların peşinden koştuğumu hayal ederdim. Sonra sevmediğim insanları, filmlerdeki kurbanların yerine koymaya başladım. Katil onları kestikçe ruhum rahatlıyordu.

Yıllar geçti. İlkokul, ortaokul, lise derken benimle birlikte dertlerim de büyüdü. Babamın işi nedeniyle kasabada yaşıyorduk. Liseyi okumak için merkeze gidip gelmem gerekiyordu. Bu oldukça pahalıya patlıyordu ailem için. O yüzden anneannem ile birlikte kaldım 4 yıl boyunca. Sadece bayramlarda ve tatillerde gidebiliyordum kendi evime. Aile sevgisinin ne olduğunu bilmeden büyüdüm. Bu durum sessiz biri olmama neden oldu. Okulda da pek arkadaşım yoktu bu yüzden. Samimi olduğum, öz kardeşim kadar sevdiğim biri vardı. Mezun olmaya yakın bir zamanda, 4 yıllık lise arkadaşımdan kazık yedim. Beni, 1-2 gün önce tanıştığı kıza tercih etmişti ve bir anda bitirmişti dostluğumuzu. Ailesinden uzakta, en sevdiği dostu tarafından geride bırakılmış birini düşünün. O, bendim.

Kimseye güvenmemem gerektiğini o zamanlar anlamıştım. İçimde adını tarif edemediğim bir öfke birikmeye başladı o günden sonra. Ne zaman biri bana beni sevdiğini söylese, hemen boğazına sarılıp öldürmek istiyordum. Çünkü insanlar bencil. Bugün dostumuz bildiğimiz, yediğimiz-içtiğimiz ayrı gitmeyen kişiler, bir sevgili uğruna bizi satabiliyor. Bugün parası olmadığı için yardım ettiğimiz biri bize yarın sırt çevirebiliyor. En önemlisi de bazı insanlar, hiç tanımadığı birini yargılayıp ileri geri yorumlar yapabiliyor. Beni en çok sinir eden durum bu zaten. Çocukluğumda başlayan sadistlik duygusu benimle birlikte büyüyor. Gün geçtikçe, şu tarifini edemediğim öfke daha da birikiyor. İşin garip yanı, bu durumdan hiç rahatsız değilim.

Suç Ortağı Arıyorum!

Aradığım Özellikler:
– Asık suratlı,
– Soğukkanlı,
– Ruh sağlığı bozuk olan,
– İnsanlardan nefret eden,
– Acı çektirmekten zevk alan,
– İnsanlarla iletişimi zayıf olan,
– Hiçbir yabancı dil bilmese de olur,
– Tercihen sigara ve alkol kullanan,
– Uykusuzluğu alışkanlık hâline getiren,
– Yoğun iş temposuna ayak uydurabilecek,
– Bu iş için gelecekte kariyer hedefleri olan,
– Bize yanlış yapan insanları cezalandırabileceğim bir suç ortağı arıyorum.

Not: İnternette aslan kesilen ama ailesinin yanında kediye dönen, ders notları 45′in üzerinde olan, sadece fotoğraf çekmek için sigara içen, baba parası yiyen, yapmacık insan yavruları lütfen benden uzak dursun.

Umut Çanak

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...