Stajyer Azrail – Kendimi Kaybettim

Gece Gündüz
A A

Stajyer Azrail – Kendimi Kaybettim

Merhaba günlük…

Aslında ben o kadar da kötü biri değilim. İnsanlara kötülük yapan birini cezalandırdıktan sonra kötülük yaptığı kişiye dönüp “Tebrikler, artık seninle kavga edecek biri yok. Yepyeni bir sayfa açıp istediğin gibi yaşayabilirsin.” demek istiyorum. Sence bu düşüncelere sahip olan biri kötü olabilir mi günlük? Ah keşke dilin olsa ve konuşabilsen… Sorduğum sorulara cevap vermiyorsun. Bir şeyler anlatırken hiç araya girmiyorsun. Bu yüzden beni anladığını ve desteklediğini düşünüyorum. Beni anlıyorsun değil mi? Anladığını umuyorum. O konuda sıkıntı yok. Zaten karşı çıksan kalemimi kaydırırsın, kendini masadan aşağıya atarak intihar edersin falan. O değil de masadan düştüğünüzde siz kitapların canı hiç yanmıyor mu? Siz kitaplar mazoşist misiniz? Neden sizi yanlışlıkla yere düşürdüğümüzde bize kızmıyorsunuz? Acı çekmek hoşunuza mı gidiyor nedir yani? Saçmaladığımın farkındayım ama hep sürekli olarak intihar ve işkencelerden bahsetmek istemiyorum sana. Kötü biri olduğumu düşünüp senin de diğerleri gibi terk etmen beni gerçekten üzer. Senin en çok sessiz olma özelliğini seviyorum. Onlarca yapmacık arkadaşımın veremediği şeyi sen veriyorsun bana. Sakinleştiriyorsun beni. Ne var sanki, ertesi sabah uyandığımda insan olarak karşımda görsem seni? Bunun gerçekleşmesi için her şeyi yapardım.

Neyse, bu kadar gevezelik yeter. Şimdi sana yaşadığım ciddi bir olayı anlatmak istiyorum günlük. Geçenlerde hava çok soğuktu. Telefondaki uygulamadan havanın -4 derece olduğunu gördüm. Metrobüs durağı çok kalabalıktı. İnsanlar bir an önce gitmek istedikleri yere ulaşmak için tedirginlikle bekliyorlardı. Gelip giden Metrobüs’lerin hepsi doluydu. Buna rağmen duraktaki insanlar içeriye girmek istiyordu. Durakta bekleyenlerden biri “Kardeşim ilerlesenize, soğukta donduk burada!” diye bağırdı. Daha sonra Metrobüs’tekileri iterek kapıdan içeriye girdi. Daha sonra engelli bir bayan adımını attı. Tam Metrobüs hareket edecekken kapı kapanmadı. Az önce sağa sola bağıran adam engelli bayana “Senin yüzünden Metrobüs hareket edemiyor, çık dışarıya!” diye bağırdı. Genç bayan konuşmakta zorluk çektiği için bir şey diyemedi. Öylece baktı sadece. Elleri soğuktan mosmor olmuştu. Uzun zamandır durakta beklediği titremesinden belliydi. Adam, hayatım boyunca görmediğim bir insanlık ayıbını yaptı; engelli kadını ayağıyla ittirdi. Zavallı kadın beklemediği bu hareket karşısında bir yere tutunamadığı için duraktaki kaldırıma çakıldı. Daha sonra Metrobüs’ün kapısı kapandı ve yoluna devam etti. Kaldırıma çakılan engelli bayan çaresizce ağlamaya başladı. Durakta 50 kişiden fazla insan vardı ama “insan” olarak gördüğüm tek bir kişi bile yoktu! Adamın engelli bayana yaptığı bu ayıp karşısında tek bir kişi bile cesaret edip karşılık veremedi. Sözde duyarlı olan bu tip insanların aramızda dolaştığını bilmek beni fazlasıyla rahatsız ediyor.

Ertesi gün okula gitmek üzere Metrobüs’e binmiştim. Herkes okuluna, işine vs. gideceği için Metrobüs’ün içerisi bayağı kalabalıktı. Zorlukla tutundum bir yere. Ortalık leş gibi insan kokuyordu! Boş konuşan insan sürüsünün o iğrenç sesini duymak istemediğim için kulaklığımı taktım. Bir anlığına her şey yolunda gidiyordu. Yeni yolcular almak üzere Metrobüs bir sonraki durağa geldi. İnsanlar teker teker içeriye girerken onu gördüm. Geçen gün engelli bayanı itekleyerek kaldırıma çakılmasına neden o insan kılıklı yaratığı! Bir süre sonra Metrobüs hareket etti. Durakları geride bıraktıkça Metrobüs’teki yolcu sayısı da azalıyordu. O kadar boş yer olmasına rağmen adam hâlâ benim arkamda bekliyordu. Eğilip suratıma baktı ve sinsice gülümsedi. Elini benim tutunduğum yerin üzerine koydu. Kafasını boynuma yaklaştırarak koklamaya başladı. O kadar hızlı nefes alıp veriyordu ki… Arkamı dönüp sinirli bir ifadeyle bakarak onu kendimden uzaklaştırmaya çalıştım. Fakat sapık adam daha da ileriye giderek bana vücudunu yaslamaya başladı. Bacağıma dokunduğunu hissedince kendimi tutamayıp “Bana bir daha elini sürersen onu kullanamaz hâle getiririm!” diye bağırdım. Adam şaşkınlıkla etrafına bakmaya başladı. Daha sonra sinirlenip elini kaldırdı. Tam bana vuracağı sırada Metrobüs’tekilerden biri adamın kolundan tutup kafa attı. Yere yığılan adam neye uğradığını şaşırmıştı. Daha sonra elini ceketinin cebine sokmaya çalıştı. Bıçak çekmesine fırsat vermeden kasıklarına sıkı bir tekme salladım. Bir anda Metrobüs’teki herkes yere yığılan sapık adamı tekmelemeye başladı. Sapık adam yaptığının cezasını linç edilerek ödedi. O gün sadistlik duygularım kabardı. Adamın acı içinde kıvrandığını gördükçe mutlu oluyordum. Kadının biri “Yeter, adamı öldüreceksiniz!” diye bağırmıştı. Sinirli bir ifadeyle kadına bakıp “Böylesine sapık bir adamın kimseye faydası yok. Belki de ölmesi herkes için en hayırlısı olacaktır. Bir de böyle düşün.” dedim. Çünkü o adam bunu hak etmişti. Metrobüs bir sonraki durağa gidene kadar adamın kemiklerini kırdık. Çok geçmeden olayın olduğu yere bölgedeki bir polis aracı geldi. Polisler, sinirli kalabalığı dağıtmakta oldukça zorlanmıştı. Sonunda kontrolü sağlayıp ambulans çağırdılar. Sapık adam kanlar içinde kalmıştı. Nefes almakta zorluk çekiyordu ama yine de ona karşı olan öfkem hâlâ dinmemişti. Bana yaptıklarından çok o engelli bayana yaptıklarından dolayı sinirliydim. Sağlık görevlileri adamı sedyeye yerleştirip ambulansa taşıdılar. Soğukkanlı bir tavırla ben de bindim ambulansa. Sanki onun yakınıymışım gibi davrandım. Hastaneye gidinceye kadar onu hayalimde yüzlerce kez farklı şekillerde öldürdüm. Hastaneye gider gitmez üzgün rolü yaptım. Yanından bir an bile ayrılmadım. Hemşirelerden biri acilde beklememi ve bana haber vereceklerini söyledi. Ölmesini istediğim adamın hayatta olması beni deli ediyordu! Neden yaşamasını istiyorsunuz ki? Bırakalım da ölsün işte. İyileşince düzelecek mi? İyi bir adam mı olacak? Hiç sanmıyorum! O engelli bayana ve bugün bana yaptıklarından sonra yaşamasına izin veremem! Bundan sonra tek bir canlıya bile zarar veremeyeceksin sapık adam!

Bir süre sonra tedavisi yapıldıktan sonra dinleneceği odaya doğru götürdüler. Kaldığı odaya girip yanında bekledim. Yavaş yavaş kendine gelir gibi oldu. Beni görünce küfür etmeye başladı. Dirseğimi karnına bastırmamla birlikte acı içinde kıvranmaya başladı.

– Bana neden acı çektiriyorsun?

– Nefret ettiğim bütün özellikler sende varsa benim suçum ne?

– Metrobüs’te yaptıklarınız yetmedi mi? İnsan, insana bunu yapar mı? Bir anlık öfken yüzünden haftalarca yatmak zorunda kalacağım.

– Senin o bir anlık öfke dediğini ben yıllardır içimde taşıyorum! Şu hâline bir bak. Öyle aciz, öyle zavallısın ki. Gücün sadece savunmasız insanlara yetiyor. Onları birey olarak değil nesne olarak görüyorsun. İnsanları kullandıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam edemezsin. “Beni öldür.” der gibi bakıyorsun, seni nasıl kırabilirim ki?

– Bundan sonra iyi biri olacağım. Söz veriyorum!

– Aslına bakarsan, görünüşte iyi birine benziyorsun ama bu yeterli değil. Benzemen değil iyi biri olman gerekirdi! Sabrımı seni paramparça etmemek için kullanıyorum.

– Sakin ol. Sadece ne istediğini söyle.

– Bana verebileceğin en güzel hediye ortadan kaybolman olacaktır. Haydi, beni ödüllendir!

Daha sonra tarif edemeyeceğim bir nefretle yastığı adamın yüzüne bastırdım. Hareket ettikçe daha da sert… Çığlık atmaya, sesini duyurmaya çalışıyordu. Bir süre sonra iğrenç vücudu direnmeyi bıraktı ve hareketsiz kaldı. Dünya, sapık ve saygısız bir adamdan daha kurtulmuştu. Hakkını yememek lazım, mükemmel bir kurban adayıydı!

Umut Çanak

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...