Stajyer Azrail – Kendimden Geriye

Gece Gündüz
A A

Stajyer Azrail – Kendimden Geriye

Kabul ediyorum. Benim gibi insanlara ulaşma fikri saçmaydı. Hele ki bu fikrin, internet üzerinden gerçekleşmesini beklemek gerçekten saçmaydı. Ah, aptal kafam! Nasıl bir ruh hastası, internetten suç ortağı bulabileceğine inanabilir ki? Ben inandım işte. Diğer tüm işlerde olduğu gibi yine yalnız başıma kaldım. Yapayalnız… Yine sadece sen ve ben varız günlük. Zaten başkasına neden ihtiyacımız olsun ki? Biz bize yetmiyor muyuz sanki? Ayrıca sana bir şunu söyleyeyim: Ortaklar, bize sadece ayak bağı olurdu. Hatta bizi yavaşlatırlardı. Evet, kesinlikle! Hem nasıl güvenebilirdik ki birine? Bizi tıpkı diğerleri gibi yarı yolda bırakmayacaklarını nereden bilebilirdik? Kimsenin alnından yazmıyor ki güvenilir veya kahpe olduğu. Her fırsatta güvenden bahseden insanların bile, bir süre sonra iki yüzlü olduklarını anladım. Bu, çoğu kez böyle oldu. Ne zaman birine tam olarak güvenip tümüyle ona bağlansam; üzülen, geride bırakılan, ihanet edilen hep ben oldum. Belki bu yüzdendir öfkem, kim bilir? Aslına bakarsan, daha önce de söylediğim gibi pek kızmıyorum onlara. Çünkü hayatın, öyle tozpembe bir yer olmadığını öğrettiler bana. Artık insanlara karşı çok daha farklı bakıyorum, kolay kolay güvenmiyorum, kimsenin kalbimi kırmasına izin vermiyorum, bana yalanlar söylemesine fırsat vermiyorum…

Her neyse, internetten suç ortağı bulma fikrini anlatayım sana günlük. Belki uzaklarda bir yerlerde, insanlar hakkında benimle benzer düşüncelere sahip olan birileri vardır diye umuyordum. Kullandığım sosyal medya sitelerinde bunu açık açık dile getirdim: Suç ortağı arıyorum! Evet, bunu hiç çekinmeden yazdım. Alay edenler oldu, nasihat verenler oldu, ruh sağlığımın bozuk olduğuyla ilgili yorum yapanlar bile vardı. Aralarından birkaç tanesi, bu konuda ciddi olarak bana mesaj attı. Fakat o mesaj atanların çoğu, anne babasından izin almadan dışarıya çıkamayan, ufak çizikler atarak kendisine zarar verdiğini sanan ve intihar edeceğini söyleyerek dikkat çekmeye çalışan ergen tiplerdendi ne yazık ki. Ah günlük, ben ne zaman kendim gibi birilerini bulabileceğim? Herkes arkadaşlarıyla buluşup sinemaya, kafeye veya konsere gitmek ister. Tam aksine ben arkadaşlarımla buluşup korku filmleri hakkında konuşmak, birlikte bize zarar veren insanların listesini hazırlayıp onlara acı çektirmek üzere planlar yapmak istiyorum. Diğerleri gibi etrafıma mutluluk değil kan saçmak istiyorum. Kahkaha yerine çığlık seslerini duymak istiyorum. Sevmediğim insanların suratına bakmak yerine, mezarlarına bakmak istiyorum. Evet, bunu gerçekten çok istiyorum!

İnsanların canını yakıp hayatlarına hiçbir şey olmamış gibi devam edenleri anlamıyorum. Hiç mi vicdan azabı çekmiyorlar? Diğer bir anlamadığım konu ise, intihar edenlerin ailelerinin sakin davranışları. İnsan kılıklı yaratığın teki yüzünden bir arkadaşım intihar etse, o kişiyi doğduğuna pişman ederdim. “Çekeceğin acı cehennemde bile efsane olur.” sözünü gerçekleştirmek için elimden gelen her şeyi yapardım. Asla ama asla sakin olmazdım, olamazdım. Vicdanım, yaşananlara göz yummama izin vermezdi. Böyle vicdansız insanlara karşı artık öldürmeyi, araç değil amaç haline getirmeyi düşünmeye başladım. İnsanları seven yanım, her geçen gün yerini onlardan nefret eden yanıma bırakıyor. Gittikçe daha da kontrolden çıkmaya başladım. Bu durum bazen beni bile korkutuyor. Ne kendime ne de bir başkasına faydam yok. Etrafına zarar veren biri olma yolunda yavaş adımlarla ilerliyorum. Aslına bakarsan günlük, görünüşümle yaptıklarımın hiçbir alakası yok. Yani, biri şu yazdıklarımı okuduktan sonra tipime baksa, beni pek ciddiye almaz. Ruhum, sanki yanlışlıkla bu bedene girmiş gibi hissediyorum bazen. Ne kadar kaliteli giyinirsem giyineyim, suratımdaki o sefil ifade hiç eksik olmuyor. Bünye alışık değil. Her şey güzel olacak ama ben hep çirkin.

Keşke insanların görünüşleri de karakterleri gibi olsaydı, güvenilir gibi görünen insanların aslında birer yavşak olduklarını anlardık. Canımız daha az yanardı, belki de hiç… Hayatta kaybedecek hiçbir şeyi olmayan birinin duygularıyla oynarsan, sonuçlarına katlanırsın. İnsanların mutluluğumuzu çalması veya engellemesi de bir suç. Ben, sadece onları cezalandırmak istiyorum. Tüm bu düşüncelerimi bir an önce hayata geçirebilmek için can atıyorum. Neyi bekliyorum ki? Biraz daha canımın yanmasını mı? Daha çok acı çekmeyi mi? Bilmiyorum, sadece bekliyorum. İnsanların sabrımı daha ne kadar taşıracağını merakla bekliyorum.

 
Notlar:
“Sana yapacaklarımın yanında işkence çok basit bir kelime kalır.” (Gotham)

“Herkesin kendi hayatını mahvetme hakkı vardır; ne kadar az mahvedersen o kadar mutlu olursun.” (Zeki Kayahan Coşkun)

“Kan kokusu bu, annenizden içtiğiniz süte benzemez!” (Cehennemin Tanrıçası)

Umut Çanak

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...