Stajyer Azrail – Başlangıç

Gece Gündüz
A A

Stajyer Azrail – Başlangıç

Merhaba, nasılsın günlük? Bu işler nasıl yapılır hiç bilmiyorum. Biliyorum desem, yalan olur. Çünkü yalan söylemeyi sevmiyorum. Diğer insanlar nasıl yazıyor öyle her gün? Gerçekten de günlük yazarken hiç bıkmıyorlar mı? Mesela en çok nelerden bahsediyorlar sana? Günlük müsün nesin, sohbetin hiç çekilmiyormuş! Tamam tamam, sinirlenmeyeceğim, sakinim. En azından sen boş boş konuşmuyorsun. “Günlük yazmak iyi gelir, insanı rahatlatır.” diye duymuştum bir yerlerden. “Nereden duydun?” diye sorma sakın. Çünkü hatırlamıyorum. Kızma hemen. Unutkan biri olmak benim suçum değil. Her neyse, sanırım duyduğum o cümle doğruymuş. Yazmaya başlayalı birkaç dakika oldu ama şimdiden sakinleştiğimi hisseder gibiyim. Diğerleri gibi saçma sapan şeyler yazarak sıkmayacağım seni. Benim durumum farklı, tamamen diğerleriyle ilgili. Diğerleri diye bahsettiğim; insanlar işte. Bazen güne çok mutlu bir şekilde uyanıyorum. Sanki kuşlar benim için ötüyor, Güneş sanki benim için aydınlatıyor etrafı. Sonra dışarıya adımımı atıyorum. Bir de ne göreyim? Ortalık leş gibi insan kokuyor! Nefret ediyorum insanlardan. Hepsinden olmasa bile bazılarından… Neden sevmediğimiz insanlarla aynı ortamda bulunmak zorundayız ki? Oysaki ben her seferinde onlardan nefret ettiğimi sözlü hatırlatıyorum. Bazen de davranışlarımla belli etmeye çalışıyorum. Canım sıkıldığında evden çıkıp yalnız gezen insanları korkutuyorum. Şimdilik bu benim en büyük eğlencem. Yine de anlamıyorlar işte onları sevmediklerimi. Arabam olsaydı üzerlerine sürmek isterdim hep. Belki o zaman anlarlardı onlardan nefret ettiğimi. Tek sorun ehliyetimin olmaması. İlerde onu da yapacağım. Buna emin olabilirsin günlük. Tek isteğim; insanlardan çok uzakta, tek başıma yaşamak. Olmaz değil mi? Böyle bir şeyin mümkün olmadığının ben de farkındayım. Hayat şartları işte, ne yaparsın? İnsan bazen hayallerinin gerçekleştiği bir hayatı yaşamak istiyor. Bazen rüyamda hayallerimin gerçekleştiğini görüyorum. İşte o zaman hiç uyanmak istemiyorum! Sence de okul veya işe gitmek için o güzel uykumuzun bölünmesi saçma değil mi? Benimle aynı fikirde olduğuna eminim. Zaten karşı çıksaydın dikkatimi dağıtıp yazmama engel olurdun ama yapmadın. Çünkü neler anlatacağımı hâlâ merak ediyorsun, biliyorum.

Sırlarımı anlatabileceğim, güvenebileceğim biri olmadığı için sana anlatmak istedim. Birkaç kez denedim aslında. Bazen saatlerce oturup sıkıntılarımı, yaşadığım kötü olayları birilerine anlattığım oldu. Hatta bazen anlatırken gözyaşlarımı tutamadım. İnsanlardan “Üzülme, boş ver, geçer…” vb. gibi umursamaz cevaplar aldım. Bu nedir yahu? Ben seni adam yerine koyup saatlerce derdimi anlatıyorum, senin verebileceğin tek cevap bu muydu? Anlamıyorum, insanları gerçekten anlayamıyorum. Diğer insanlar gibi yaşadıklarımı unutmak için çabalamıyorum. İnsan ne yaşarsa yaşasın, başına ne gelirse gelsin asla unutmamalı. Yaşadığımız olumsuzlukların ardından hiçbir şey olmamış gibi davranmak çok saçma. Benim karakterimi şekillendiren, yanlış temeller üzerine kurulan arkadaşlıklarımdı. Aslına bakarsan suç benim. Evet, suç tamamen benim! Bu hayatta öyle her gördüğüne güvenmeyeceksin sevgili günlük. Sanki güven hazinem varmış gibi yeni tanıştığım her insana güvenimi verdim. Karşımdaki insanlardan alabildiğim tek şey ise yapmacık gülücükleri ve umursamaz tavırları oldu. Bu değiştirdiğimiz kaçıncı şehir, taşındığımız kaçıncı ev, kaydolduğum kaçıncı okul gerçekten hatırlamıyorum. Hatırladığım tek şey, ilk zamanlar çok çalışkan ve mutlu biriydim. Okulun en başarılı öğrencilerinden biriyken şimdi sınıfı geçebilmek için çabalıyorum. Bunun nedeni güvenimi verdiğim insanlar. Düzelteyim, güvenimi verdiğim yanlış insanlar! Bir insan hiç iyi not alabilmek için arkadaşını kullanır mı günlük? Peki ya bir insan sadece sınav günleri arkadaşının yanına oturup soruları ondan alır mı günlük? Bence insan olan bunu yapmaz. Sanki bazı hayvanî ruhlar yanlışlıkla bazı insanların içine girmiş ve onlar da benim sınıf arkadaşım olmuş gibi. Güvenmiştim bir kere. Yapacak bir şey yok. Onların fiziksel olarak insanî, ruhsal olarak hayvanî olduğunu bilemedim. Kimi not için, kimi iddia uğruna kullandı beni. Kızmıyorum aslında onlara. Benim gibi hayatın bir köşesine atılmış birçok insan var; görünmeyen, unutulan, sevilmeyen, kullanılan…

Son zamanlarda beni üzen ve düşündüren sorunlar var. Bir insan neden direnmeyi bırakıp intihar eder ki? Dayanacak gücü kalmayıp intiharı çözüm yolu olarak görenleri hiç anlamıyorum. Neden kötü hissetmemizi sağlayan insanlar yaşarken biz hayatımıza son verelim ki? Madem bize zarar veren ve üzen insanlar var, o zaman onlar ortadan yok olsun. Biz yine hayatımıza kaldığımız yerden devam ederiz zaten. Tabii ya! Neden biz ölelim ki? Asıl yaşamayı hak etmeyenler onlar! Bu kadar kötülük yapan insanın hâlâ aramızda yaşıyor olması fazlasıyla canımı sıkıyor. Ne dersin günlük? Sence Stajyer Azrail olsam, kötülük yapan insanların canını almak için ona yardım etsem iyi olmaz mı? Stajyer Azrail… Evet, işte bu! Nefret kapasitem tamamen dolmuştu zaten. Sahi, neden biz ölelim ki? Madem kötülüğü onlar yapıyor, biz iyi insanların canını onlar yakıyor, o zaman onlar ölsün. Bence bu gayet adil bir çözüm! Teşekkürler günlük. Yazdıkça bu kadar açılacağım hiç aklıma gelmezdi doğrusu. Stajyer Azrail ha? Vay be!

Umut Çanak

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...