Bonbon

Gece Gündüz
A A

O gün bir serçeyi ilk kez bu kadar yakından görmüştük. Kanatları, su içişi, ürkekliği bizi derinden etkilemişti. Küçüktük çok küçüktük. El kadardık hatta. Sevmiştik onu. Adını “Bonbon” koymuştuk. Her gün onu görmek için park park gezerdik. Tabii gezdiğimiz parklarda oyun oynamayı da ihmal etmezdik. Çocukluk işte; ona dokunmak için bütün oyuncaklarımızdan vazgeçebilirdik. Yoldaki bütün serçelerin yanına gider Bonbon olup olmadığını anlamak için derin tahlillerde bulunurduk. Hiçbir zaman Bonbon’u bulamadık. Belki de Bonbon ulaşılmazken güzeldi bizim için.

Yemyeşil parklarda oyunlar oynadığım, renkli salıncaklarda vakit geçirdiğim arkadaşımın babası memurdu. İki yıl sonra gittiler. Benim, Bonbon’la olan ilişkim de kopmuştu. Artık aramıyordum. Eğer Bonbon isterse bir gün elbet bulurdu beni.

Sonra büyüdüm ben. Arkadaşım da büyümüştür sanırım. Tahminimce Bonbon da ölmüştür.

Sonra daha çok büyüdüm. Bir kadın tanıdım. Aşık oldum. Bonbon’u tekrar bulmuştum. Tam ondan vazgeçmişken elimden tutup bambaşka bir hayata sürüklemişti beni. Anka kuşu misali küllerinden doğup daha güzel bir şekilde çıkmıştı karşıma. Ölmemişti. Buradaydı işte, tam karşımda. Hala ürkekti, hala su içişi beni derinden etkiliyordu.

Aylar geçti. Babası memur değildi ama kadın yine gitti.

Ve ben o gün bir serçe daha tanıdım. Kaldırım taşlarının arasından izmarit toplayan bir serçe..

Ümit Kulaksız

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...