Thor

Gece Gündüz
A A

Thor

Meyhanenin boncuklu kapısından hışımla girdi Thor. Kısa bir süre etrafına bakındı. Sekiz kişilik masada tek başına oturan kadının yanına gidip durdu. Kadın sol elini karşısındaki sandalyeye doğru uzatarak, “Dikilme be başımda zebani gibi.” dedi.

Thor, incecik dudağının sol yanını yukarı kıvırarak çarpık bir gülücük bıraktı masanın ortasına. Kadının gösterdiği tarafa geçip iki sandalyeyi birden çekti. Birine oturup yanındakine özenle çekicini yerleştirdi. Kadın, Thor’un önündeki bardakların düzünü çevirip birine rakı birine de su doldurdu. İki buzu da ilave edip “Rakına su?” diye sordu. Thor, çarpık gülümsemesini tekrar edip tek yudumda bitirdi dubleye ayarlanmış kadehi. Kadın tiz bir kahkaha atıp, “Dikkat et çarpmasın, sizin oraların içkilerine benzemez.” dedi. Thor tek kaşını kaldırıp, “ Bizim oraların içkilerini nereden biliyorsun acaba?” dedi dalga geçerek.

Birer duble daha doldurup arkalarına yaşlandılar pek de rahat olmayan sandalyelerinde.

İçerisi gittikçe kalabalıklaşıyordu. Kapıdan her giren, ilk önce Thor’a bakıp bir süre oldukları yerde kalıyor, sonrasında garsonların çağrılarıyla masalarına yerleşiyorlardı.

“Ee neden geldin buraya, derdin mi var yoksa?” diye sordu kadın alayla gülümseyerek.

“Ben dertten içmem.” dedi Thor.

Kadın yine bir kahkaha atıp;
“Bence ‘ben dertten içmem’ imajı yaratmaya çalışıyorsun. Kahramansın ya, güçlü görüneceksin illa. Ama en nihayetinde sen de insansın be.” dedi.

Thor, kadının gözlerinin içine bakıp; “Hayır, ben tanrıyım.” dedi.

Kadehlerin sonunu bir çırpıda dikip birer tane daha doldurdular.

“Müzik kutusu falan yok mu? Birkaç parça dinletmek istiyorum sana.” dedi Thor.

“Bizde öyle şeyler olmaz. Zaten ne güzel Zeki Müren çalıyor işte.”

Thor elini sallayıp garsonu çağırdı. Ürkekçe masaya yaklaşan genç garson; “Buyur abi.” dedi.

Thor elini çocuğun omzuna koyup; “Koçum şu masadakileri bir tazele, bir de soğuk bir şeyler getir, cacık falan…” dedi.

Çocuk başını hızla sallayıp; “Hemen abi.” diyerek mutfağa fırladı.

Kadın kesik kesik gülerek, “Sen de iyice bize benzedin ha, koçum ne ya? Hadi onu da geçtim, cacık ne ulan?” dedi.

Thor, kadının gülüşüne eşlik ederek “Ne bileyim ya, serin serin güzel oluyor.” dedi.

Yenilenen mezelerle, kadehler de bir kez daha tazelendi. Thor gelen cacığı geldiği saniye bitirip “Ne güzel diyor adam ya; Elbet bir gün buluşacağız.”

“Aynen, ‘Bu böyle yarım kalmayacak.’ da diyor.”

Etraf kalabalıklaşmış, sekiz kişilik masalarında üç sandalye kalmıştı. Acemi garson masaya yaklaşıp; “Abi, şu çekici yere koysam da sandalyeyi alsam?” dedi ürkekçe.

Kadın gülmeye başladı.

Thor, “Al koçum, al.” dedi.

Çocuk çekici tutup, çekiştirmeye başladı.

Kadının gülmekten gözlerinden yaşlar akıyordu. Thor da keyifle acemi garsona bakıp gülümsüyordu.

Kadın gözlerini silerken, “Tamam ulan, al şu çekicini işte.” dedi. Thor elini uzatıp tek hamlede çekicini alıp yere koydu. Çocuk alnındaki terleri silerken “Sağ ol abla.” dedi. Hızla sandalyeyi kapıp diğer masada ayakta bekleyen adamın önüne koydu.

Son yudumlarını alıp boş masaya göz gezdirdiler.

“İçer miyiz daha?” diye sordu Thor.

Kadın kafasını iki yana sallayıp, “Yok yok, sarhoş oldum bile; e ben Tanrı değilim tabi, çarpıyor haliyle.” dedi.

“O kadar da kötü görünmüyorsun, ben seni bırakırım evine.” dedi Thor.

“Yok, ben sevgi sözcükleri dizmeye başlamadan gidelim.”

Elini kaldırıp garsona kalem tutar gibi salladı Thor.

Kadın yeniden gülmeye başladı.

“Ya yeter be, hakikaten bizden biri oldun çıktın.” dedi.

Çocuk masaya yaklaşıp; “Bu seferlik hesap bizden abi.” dedi kendiyle gurur duyarak.

“Olmaz öyle, al sen şu paraları, bizim oralarda geçmiyor zaten.” diyerek üzerindeki bütün parayı masaya bıraktı.

Kadın çoktan kalkıp boncuklu kapının boncuklarıyla oynamaya başlamıştı. Thor çekicini kapıp hızla kadının yanına gitti.

Gecenin karanlığında yürümeye başladılar.

“Koluma gir istersen.” dedi Thor.

Kadın bir şey söylemeden yaklaşıp koluna girdi.

Gecenin serinliğini hissederek acelesiz yürüdüler sessizce.

Kadının evinin önüne gelince, bahçe duvarına oturdular.

Kadın bir sigara yaktı.

“Çok boş sorular sorasım var.” dedi, dumanı üflerken.

“Sor.” dedi Thor.

“Sormak istemiyorum.” dedi kadın.

“Peki.” deyip önüne bakmaya devam etti.

Kadın sigarasını bitirip izmaritini iki parmağıyla çöpe fırlatmaya çalıştı. Sonra ayaklarının ucuna düşen izmarite bakıp güldü.

“Özledim.” dedi.

“Özlesen gelirdin.” dedi Thor.

Kadın, Thor’un yüzüne bakıp gülümsedi. Duvardan atlayıp indi. Thor da karşına dikildi. Gerçek bir veda olmayan bir veda yaşanacaktı.

Kadın parmak uçlarında yükselip Thor’un saçlarını okşadı. Elini yanağında gezdirip bir öpücük kondurdu ve arkasını dönüp ağır adımlarla yürümeye başladı.

“Seni yine aynı yerde bulur muyum?” diye seslendi Thor, kadının arkasından.

Kadın elini havaya kaldırıp, “Evine dön Thor.” dedi.

Apartman ışıkları yanana kadar bekledi Thor.

Işıkları görünce arkasını dönüp yürümeye başladı.

Çekicini sallarken, “Ben de özledim ve geldim.” diye mırıldandı.

Tuğba Martı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...