Ortak Yalnızlık

Gece Gündüz
A A

Kusursuz bir şiirin, aynı mısralarında karşılaştık Zeytin Gözlü Yalnızlığın gerçek sahibiyle.
Yabancılığımızı yadırgamadan kendinden bir parça serdi önüme o gece.
Okudum onu.
Özümsedim hikâyesini.

Kapıyı çalmadan yanınıza gelen bir yalnızlığı en iyi yalnızlığın gerçek sahibi tanır.
Tanıdı yalnızlığımı.

Bazen hayatınıza ufak dokunuşlar yaparak üzerinizdeki ölü toprağını atmanıza yardımcı olmaya çalışan insanlar vardır.
Belki kurtulamazsınız karanlığınızdan ama izin verirsiniz gün ışınının bir sızı gibi karanlığınızı deşmesine.

Zeytin Gözlü Yalnızlığın sahibi dokundu bana.
“Al.” dedi. “Al, Zeytin Gözlü Yalnızlık bir süre sana eşlik etsin. Zaten benim çok işim var, ilgilenemem onunla.”
Bir emaneti kabul etmemek olmazdı.
Aldım Zeytin Gözlü Yalnızlığı. Tuttum elinden, yatağıma oturttum. Uzun süre konuşmadık.
Dipsiz kuyulardan daha derin bir sessizlik vardı. Sonra kalktı ayağa; kalemimi, kâğıdımı, yarım bıraktığım cümlelerimi getirdi bana.
“Al.” der gibi değil, “Yaz!” der gibi uzattı elindekileri.
Aldım elinden sessizce.
Defter çizgilerini önemsemedim.
İçimden geçeni yazdım, döktüm.
Uzun zaman sonra kaleme, kağıda dokunmak iyi gelmişti karanlığıma.
Bir süre benimle kaldı Zeytin Gözlü.
Çaylar, kahveler, biralar, sigaralar içip karaladık karanlığı.
Yeni hikâyeler, yeni hayaller bulduk kendimize.

Sonra tam ona alıştım derken, “Dönüş vakti geldi.” dedi.
İtiraz edemedim. Sonuçta o sadece bana emanet edilmiş bir yalnızlıktı.

Giderken evin yedek anahtarını verdim ona. “İstediğin zaman.” dedim. “Kapıyı çalmana gerek yok.”
Başını sallayıp çıktı.
Üzerinden aylar geçti. Ara sıra uğradı ama uzun uzun kalmadı hiç, Zeytin Gözlü.

Karanlığa bir ışık yaktı ve gitti. Şimdi de ne zaman bulutlansa gökyüzüm, gelir, bir mum yakar ve gider.

Tüm bu hikâyenin garip yanıysa, benim Zeytin Gözlü Yalnızlığın gerçek sahibine hiç teşekkür etmemiş olmam.
Beni bilmezken el uzatana hiç teşekkür edemedim.

Bazen birine giderken, bedenen değil, kalben gidersiniz. Ben öyle gittim Zeytin Gözlünün sahibine ve hiç teşekkür etmedim…

Beni hep yüreklendirdiğin için,
Beni, benden daha iyi anladığın için,
Yargılamak değil de sadece dinlemek istediğin için,
Bana kıymetli olduğumu hissettirdiğin için,
Pes etmek değil de çabalamanın önemini sende görmemi sağladığın için
Ve en önemlisi emanet ettiğin Zeytin Gözlü Yalnızlık için,
Teşekkür ederim.

Tuğba Martı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...