Olivia – VI

Gece Gündüz
A A

Olivia – VI

John belirtilen saatte evde olabilmek için hemen yola çıktı. Henry ile evde buluşmaya karar vermişlerdi. Yıllar önce yaptığı yanlış bir yatırımın şimdi kendisine tehdit olarak geri dönmüş olmasına inanamıyordu.

O aptal doktor gelip de nasıl beynini yıkamıştı. Deneylerin tamamen zararsız olduğunu, deneylerde insan kullanılmayacağını söylemiş ve şehrin dışında bir tesiste çalışmalarını sürdüreceğini anlatıp, bu deney başarılı olursa üretecekleri ilaçla çok büyük paralar kazanacağını söylemiş, sanki John’u hipnoz etmiş ve teklifi kabul ettirmişti. John bu teklifi kabul ederken Henry’e danışma gereği bile duymamış, ikisi adına anlaşmayı imzalayıp, yüklü miktarda da yatırım yapmıştı.

“L.B”

Bu kısaltma deneyin gizli kalması için oluşturulmuş bir şifreydi. Tüm yazışmalar bu imza ile bitiriliyor, hiçbir şahıs işaret edilmiyordu. Böylelikle herhangi bir yanlış olduğunda kimse zarar görmeyecekti. Umulduğu gibi de oldu. Deneyin yapıldığı bina patladığında ya da belki de patlatıldığında kimse resmi bir isim bulamamıştı karşılarında. Sadece “L.B.” yazışmaları vardı.

“L.B.”

O cani adamın adının kısaltması. Deney için ne kadar da uygun bir isimdi. Yüz yıl önce çocuklar üzerinde deneyler yapmış olan o adam. Lauretta Bender.
Tüm bunları düşünürken yol bitmişti. Arabasını evin arkasına bırakıp tedirgin bir şekilde etrafına bakındı. Ağaçların arasından birilerinin onları izlediğine emindi.

Henry’nin arabasının sesini duyunca arabanın geldiği yöne doğru baktı. Henry her zamankinden daha sinirli görünüyordu. Arabasından hızla inip John’a yaklaştı:

“Sana o zaman da söylemiştim bu işin başımıza bela olacağını ama sen kendi bildiğini yapmakta ısrar ettin.”

John, Henry’nin korkmuş olduğunun farkındaydı. Onunla yıllarca ortak iş yapmışlardı, ta ki son anlaşmasına kadar. Beş yıl olmuştu görüşmeyeli. Tüm bu deney olayı patlak verdikten sonra Henry tekrar görüşmemek üzere John ile ilişkisini kesmişti.

“Beş yıl oldu.Bu zamana kadar bir ses çıkmamıştı.”

Henry, John’a ters bir şekilde bakıp: “Eve girelim, izlendiğimizi hissediyorum.” dedi.

Kapının önüne geldiklerinde yerde bir sepet gördüler. Sepetin içi mantar doluydu. John, Henry’e bakmadan sepeti aldı ve kapıyı açtı. İki adam tedirgin bir şekilde içeri girip kapıyı kapattılar.

Salonun ortasındaki sehpanın üzerinde bir zarf vardı. John zarfı alıp üzerine baktı. Herhangi bir isim yazmıyordu. “Bu evin anahtarı sadece bende var, kimse girmiş olamaz.” dedi. Henry, John’a küçümseyen bir bakış atıp:
‘’Adamlar neler yaptı ve sana garip gelen senin tahta kapını açıp kapayabilmeleri mi?’’ diye sordu. John konuyu uzatmadan zarfı açtı ve mektubu okumaya başladı.

“Beyler,

Uzun zamandır ortak iş yapmadığınızı görüyorum. Artık bu küslüğü bitirmenin zamanı geldi. Lütfen öncelikle biraz gevşeyin, belirttiğim saate kadar sepetteki tüm mantarları tüketin ve ardından üst kattaki yatak odasına çıkın. Söylediklerime harfiyen uyulması çok önemli. Sanırım sizin gibi iki zeki iş adamına başkaları tarafından gözlendiğinizi söylememe gerek yoktur.

L.B.’’

Bu yazının diğer bölümlerini okudunuz mu?

Tuğba Martı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...