Olivia – V

Gece Gündüz
A A

Olivia – V

Olivia, Ethan’ı yolladıktan sonra hemen sıcak bir duş yapması gerektiğine karar verdi. Biraz rahatladıktan sonra “2” numaralı zarfı açabilirdi. Küvetini sıcak suyla doldurup içine uzandı. Sıcak su, gerilen boynunu ve sırtını biraz olsun rahatlatmıştı. Sessizce suyun içine kendini bıraktı. Gece olanları düşünmemeye çalışıyor ama bir türlü Christy’nin yüzünü gözlerinin önünden silemiyordu. Adam, “Her şeyi hatırlıyorum.” demişti. Neyi hatırlıyordu? Artık bunu öğrenmesi belki de mümkün değildi. O odada dün gece biri ölmüştü ve Olivia’nın, hangisinin öldüğü hakkında bir fikri yoktu.

Birden yatak odasından bir tıkırtı sesi duydu. Küvetin içinde doğrulup tekrar bir ses duymayı bekledi. Bir ses gelmeyince rahatlayıp yeniden suya bıraktı kendini. Gece yaşadığı olay, onu fazlasıyla germişti.
O harfleri düşünmeye başladı. “L.B.”

Kimdi bu? Onun sırrını bilen biri… Aklına bir isim gelmiyordu. Bunu kimseye anlatmamıştı. Kendine bile açıklayamadığı bu olayı bir başkasına anlatmak delilik olurdu. Banyonun kapısında bir gölge belirdi. Olivia, “Ethan, sen misin? Bu hiç komik değil.” diye seslendi. Gölge kaybolurken bir cevap vermedi.

Olivia, sessizce küvetten çıkıp bir havluya sarındı. Tedirgin bir şekilde kapıya doğru yaklaşıp kafasını uzattı. Görünürde kimse yoktu. Tam kapıdan çıkacakken biri koşarak evden çıktı ve kapıyı çarptı. Olivia, kapıya koşup açtı ama kimseyi göremedi. Hemen odasına dönüp giyindi. Ethan’ı arayıp kendini güvende hissetmek istiyordu ama ona bir şey belli edemezdi.

Kapıyı kilitledikten sonra masaya oturup ikinci zarfı eline aldı. Önce üzerini inceledi ama zarfta sadece “2” yazılıydı. Zarfı açıp mektubu çıkardı. Mektupta bir adres ve iki isim yazılıydı. Altında ise belirtilen saatte adreste olması ve kapıya bir sepetin içinde “Psilosibin” bırakması isteniyordu.

“Psilosibin mi?” diye düşündü Olivia. Bu, halüsinasyon etkisi sağlayan bir mantardı. İnsanlar buna daha çok “sihirli mantar” diyorlardı. Yüksek dozda alındığında kişinin gerçeklik olgusunda tutarsızlıklara sebep oluyordu. “Bunlar, bir insanı öldürmek için yeterli değil ki…” diye düşündü Olivia. Hastaneye bazen bu mantar yüzünden “uçmuş” gençler geliyordu ve birkaç saat mide bulantısı çektikten sonra normal hayatlarına devam ediyorlardı. Tekrar elindeki mektuba baktı. Olivia, adresi bilmiyordu ama çok uzak sayılmazdı; “Orman yolunda bir yerlerde olmalı…” diye düşündü. İsimlere baktı. Bu isimleri bir yerlerden hatırladığına emindi. Hemen bilgisayarını alıp birinci ismi arama motoruna yazdı.

“John Kaene.”

Adamın takım elbiseli yüzlerce fotoğrafı ekranda belirdi. Olivia bu adamı gazetelerden gördüğünü hatırladı. Adam, yerel bir firmanın sahibiydi. Diğer ismi yazdı bu kez.

“Henry Damon.”

John ile ortak yatırımlara imza atmış büyük bir şirketin sahibiydi. İkisi arasındaki bağlantı, çok açık bir şekilde görülüyordu ama bu iki adamın, Therese ve Christy ile nasıl bir bağları olabilirdi? Therese ve Christy doktordu, bu iki adam ise iş adamı… Bilgisayarı kapatıp arabasının anahtarını aldı ve evden çıktı. Olay yerini önceden incelemek ve bu kez hazırlıksız yakalanmamak istiyordu…

Bu yazının diğer bölümlerini okudunuz mu?

Tuğba Martı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...