Olivia – IV

Gece Gündüz
A A

Olivia – IV

Olivia, şiddetle çalan kapı sesine uyandı. Kapıyı açtığında karşısında Ethan’ı gördü. Ethan, öfkeli bir şekilde söyleniyordu. Bütün gece onu aradığını, eve geldiğini ama onu bulamadığını tekrar edip duruyordu. Olivia, hemen masaya gidip mektupları topladı. Hepsini çekmeceye kaldırıp “Halletmem gereken işler vardı Ethan…” dedi. Ethan, hâlâ çekmeceye bakıyordu.

“Onlar ne?” diye sordu. Olivia, gülümseyerek Ethan’a yaklaştı ve onu uzun uzun öptü. Aniden tanıştığı bu adama âşık olmuştu. Fırtınalı sevişmelerle geçen on beş günün ardından, birbirlerinin hayatlarına dâhil olmuşlardı.

“Önemli şeyler değil, hadi kahvaltı yapalım.” derken kapı üç kez tıklatıldı. Olivia, Ethan’ın kollarından kendini çekip “Sen bir şeyler hazırlamaya başla, kapıya bakıp geliyorum.” diyerek onu mutfağa yolladı. Hemen çekmeceden gece yazdığı mektubu alıp kapıya koştu. Karşısında, atkısı ağzına kadar çekilmiş ve şapkası da gözlerine kadar indirilmiş orta boylu bir adam vardı. “Mektup, bayan.” dedi adam boğuk bir sesle. “Grip, zavallı adamın göğsüne kadar inmiş.” diye düşündü Olivia ve zarfı uzattı. Adam, arkasını dönüp hızlı adımlarla gitti. Olivia, adamı takip etmeyi düşündü ama bunu yapmaya cesaret edemedi. Çünkü onu da takip eden birileri olduğuna emindi.

Mutfağa döndüğünde Ethan, kahvaltıyı hazırlamıştı. Olivia’yı görünce gülümseyerek “Sanırım artık anahtarının yedeğini alma zamanım geldi Olivia, bazen senin için endişeleniyorum.” dedi. Olivia, yedek bir anahtarı Ethan’a verdi ve “Sanırım artık için biraz daha rahat eder.” diyerek gülümsedi.

***

John Keane, telaşlı bir şekilde telefona sarıldı. Önünde duran mektuba hâlâ inanamıyordu. Hemen Henry’i aradı. Telefon, ilk çalışında açıldı. John, telaşlı bir sesle: “Bunca yıl sonra olanlara inanamazsın, bu… Bugün bir mektup aldım ve… Ve…”

“Ve imza da L.B. şeklinde atılmıştı…”

John, sustu. Bu olanlara anlam veremiyordu. “Henry, tüm bunlar ne anlama geliyor? Çok uzun zaman geçti, kimse bu konuyu tekrar araştırma gereği bile duymamıştı. Şimdi nereden çıktı bu?”

“Sanırım biri, bize bir şaka yapmaya çalışıyor. Bunları bir araya gelip konuşmalıyız, böyle olmaz.”

John, durdu ve sessiz bir şekilde: “Zaten benim mektubumda, bu akşam ormandaki evimde seninle buluşmam gerektiği yazıyor…”

Bu yazının diğer bölümlerini okudunuz mu?

Tuğba Martı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...