Meğer

Gece Gündüz
A A

Meğer

Bir tren camından bahara bakıyorum. Yolculuğum içime.

Boyunları bükülmüş başak tarlalarından geçerken çocukluğumu anımsıyorum.
Evden kaçışın kokusu var burnumda.
Başaklara bir bir dokunup, selam yolluyorum umutsuzluğa yelken açmış çocukluğuma.
En saf halini bir başak tarlasında bulanlardan olmanın huzuru var içimde.
Baygın ruhum şahlanıyor yüzüme vuran güneşe doğru.
Yaşamayı iliklerime kadar hissediyorum.
Ayaklarımın altındaki toprağı, tepemde duran güneşi, dokunduğum başakları hissediyorum, özümsüyorum.

Bedenen var olmaya çalışıp, hislerimizi körelttiğimiz dünya, küçülüyor gözümde.
Bir başka nefes daha istemiyorum yörüngemde.
Huzurun dokunulabilir halini yakalamışken, yüreğime namlu dayayıp, ruhuma delikler açtığım günleri hatırlamaktan kaçıyorum.

Hem karanlığı hem aydınlığı aynı anda yaşananın hüznüyle esiyor ılık bir rüzgar.

Meğer ben de inanırmışım, güzel günlerin yeniden gelebileceğine.
Severmişim meğer, güneşi ve yağmuru aynı anda.

En zayıf yerimden kırılmadan önceki halimi, toprak kokusunda bulmanın sakinliğinde; bir gülüşün bir umut doğuracağının inancını taşıyorum içimde.

Yarım kalmışlıkların şafağındayım.

Tuğba Martı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...