Kamil

Gece Gündüz
A A

Kamil

Bazen diyorum ki; bizde nasıl bir yaşama içgüdüsü var ki bunca olan bitene rağmen hala çıldırmıyor ya da intihar etmiyoruz?

Aslında başımızı kaldırıp şöyle bir etrafa baktığımızda yaşamı devam ettirmek için bir sebep bulabilmek neredeyse imkansız. Yani tutunacak çok büyük bir sevgimiz yoksa -ki burada gerçek bir sevgiden bahsediyorum- biz nasıl oluyor da her gün aynı şeyleri devam ettirmekte bir sorun görmüyoruz? Her gün binlerce iğrenç olay yaşanıyor. Bazı insanlara, insan bile demek gelmiyor içimizden ama yine de onlar da insan işte biliyoruz. Ama eksik ama fazla, biçim olarak insan işte. Şimdi sen o iğrenç insan müsveddeleriyle aynı kategoriyi paylaşırken, kendine haksızlık etmiyor musun? E kendine haksızlık ediyorsan bu olayı neden sürdürüyorsun? O zaman ne yapacaksın? Ya biçim değiştireceksin ya da basıp gideceksin bu diyardan. Hangisi daha kolay? İkisi de nereden baksan imkansız.

Şöyle diyor olabilirsin; “E etrafımızdaki insanlar pek de insan değil diye toplu intihar girişiminde mi bulunalım?”. Girişim diyorum çünkü bu işin çıkışı yok. Öldün mü bitti her şey. Gerisi karanlık. Pamuğu tıkıp yolluyorlar mis gibi toprağa. Mis gibi dediğime de bakma sen, bunu börtü böceği de var.

Toplu intihar olayına gelince, bence bir yerlere mesaj yollamak için büyük bir eylem olabilir ama kimseye de gel birlikte ölelim diyemem ya. Zaten ölmeye de gerek yok. İşin içinden çıkamadığım kısım tam olarak bu.

Hem insan olmayı kendime yakıştıramıyorum, yani diğer insanlarla bir olmayı demek daha doğru olur, hem de yaşamıma son vermek istemiyorum. Sonuçta aynı gökyüzünün altında daha sesini hiç duymadığım insanlar var.

Bu durumda zaten yaşamayı seçmiş oluyorum.

Şimdi burada da yol ikiye ayrılıyor; ya bu durumu değiştirmek için bir şeyler yapmaya çabalayacağım ya da bu durumu kabulleneceğim. Sanıyorsun ki bu konuşmanın sonunda “İnsanları bilinçlendirmek lazım, siyasi, ekonomik, sosyolojik olaylarda insanları aydınlatmalıyız…” vs. Ama hayır öyle de demeyeceğim, ben bu durumu çoktan kabullendim. Ama vicdanım susmuyor işte. Bunun nesine vicdan yapıyorsun diye düşünüyor da olabilirsin tabii ama insanın kendine yaptığı haksızlık en büyük vicdan azabına sebep değil midir? Bence öyle işte. Zaten öyle olmasa böyle uzun uzun konuşmazdım. Velhasılıkelam, ben bu durumun içinden çıkamıyorum. Kendimle anlaşamadığım en büyük mesele bu. Bunun ne başı var ne sonu. Düşündükçe kafa iyice labirente dönüyor. Düşünmeyince de kendimi bomboş bir insan gibi hissediyorum. Nabıcaz be Kamil?

Tuğba Martı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...