Hiç

Gece Gündüz
A A

Hiç

İyiliğin iyilik doğurduğu zamanlar vardı.
Sonra saatler döndü, günler döndü, aylar döndü, yıllar döndü ve üstüne güneş döndü, ay döndü, gece döndü ama biz bir türlü dönemedik yaşamanın yaşamak sayıldığı günlere.
Kaybetmeye başladık.
Önce kendimizden bir şeyler kaybettik. Sonra çevremizden insanlar eksildi ve yavaş yavaş umudumuzu da kaybettik. Biz ekseriyetle kaybetmeye başladık.
Aldılar elimizden umudumuzu, aldılar elimizden yaşama sevincimizi, aldılar bizden, bizi biz yapan ne varsa, yerine içimize boşluk koydular.
Yüreğimiz yırtıldı sonra.
Gidenler yüzünden değil, geri gelmeyenler yüzünden yırtıldı yüreğimiz, kanaya kanaya.
Yırtılan yüreğimize içimizdeki boşluktan yamalar yaptık biz de.
Böyle böyle karardı içimiz.
Böyle böyle vazgeçtik iyiliğin iyilik doğurduğu günlerden.
Ve yok saydık o günleri. O günler hiç yaşanmamış gibi yaptık.
Yok saymak, yok olmaktan daha acıydı; ama kabullendik bir kere içimizin kararmasını.
Acılar çekmeye başladık sonra.
Acılar nefretleri doğurdu, nefretler yıkımları getirdi.
Yıkıp geçtik içimizdeki erdemi. Yıkıp geçtik benliğimizin derinlerinde yatan ve güzel olan her şeyi. Yıkıp geçtik masumiyetimizi…
Hiç olduk sonra.
Değersizleştik.
İçimizi yamamayı kabullendik ve böylece değersizleştirdik kendimizi.
Patron olduk, çalışan olduk, öğrenci olduk; ama biz olmadık, bir olmadık, kendimiz olmadık.
Biz sadece hiç olduk.
Bizi hiç yaptılar.
Kabullendik.
Halbuki hiç değiliz biliyoruz; ama inandıramıyoruz da kendimizi.
Çünkü artık kaybettik. Tüm güzelliğimizi kaybettik.
Her yerimiz yara bere.
İçimiz, yüreğimiz yama dolu.
Bir zaman sonra, bu birbirini kovalayan mevsimler devinimine dahil olma isteğimiz azalacak.
İşte o zaman, bize eski zamanları hatırlatan hüzünlü bir sonbahar akşamı, bizden bizi alan, içimize karanlıklar salan her kim varsa ondan kaçıp gitmek, yüreğimizin yamalarını unutturur bize.

Tuğba Martı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...