Hayalbaz

Gece Gündüz
A A

Seçilmiş yollarımızı devam ettirirken takıldığımız her tümseğe bahaneler bulmakta üstümüze yok. Kiminin ruhunda savaşçılar yaşarken kiminin ruhu, çoktan memur emeklisi misali her geleni kabul etmeye hazır. Çoğu zaman yaptığımız tek şey şikâyet etmek. İnsanlardan, yaşam koşullarından, çevremizde olup bitenlerden… Zaman aktıkça bu şikâyet etme hâli bize yapışıp kalıyor. Şikâyetler edip ardından her şeye olduğu gibi devam ediyoruz. Bazen kendi kendine diyorsun ki: “Yeter! Artık daha fazla bu şekilde devam etmeyeceğim.” Sonra kalkıp bir çay alıp her şeye olduğu gibi devam ediyorsun. Meselenin özü, kararlı olmak sanırım. Mesela ben, bu yaşıma kadar hiçbir konuda kararlı olamadım. “Şunu şöyle yapacağım.” dediğim hiçbir şeyi “öyle” yapmadım. Fikirler söylendi ve olduğu gibi konuşulduğu yerde kaldı.

Çok fikir üretiyorum. Yapmak istediğim yüzlerce şey var. Bazen bunlara “hayallerim” de diyorum. Fikir baştan çürük… Ben, olaya zaten hep hayal olarak yaklaşıyorum. Çok güzel şeyler, çok faydalı projeler var aklımda ama baştaki o hevesim, zamanla sis misali dağılıp yok oluyor. Bir süre sonra, tekrar gündeme gelmek ya da pişman olmak üzere rafa kaldırılıyor. Sanırım küçük çaplı bir “hayalbaz”ım ben. Benim hoşuma giden şey, hayaller kurmak. Belki yıllar, yollar sonra mahallenin çocuklarına, kurduğum ama gerçekleştirmek için hiçbir şey yapmadığım ve hiçbir şey yapmamama bahaneler bulduğum hikâyelerimi anlatırım…

Hayaller alıp hayaller satıyorum. Verem mi bir kilo?

Tuğba Martı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...