Clouds

Gece Gündüz
A A

Clouds

Tükenmiş kocaman bir hayatın ortasında boşluğa tutunmuş yaşamaya çalışıyorum. Anlatabileceğim bir hikayem yok. Tuşları bozuk bir klavyeden yalan yanlış kelimelerle yönlenen bir hayatın ne yazık ki baş kahramanıyım. Hatta tek karakteri. Yapabileceğim her şeyi bırakıp yapamayacaklarımın güzelliğine odaklanarak bir köşede ağlamakla dolduruyorum bana verilen tüm zamanı. Gidecek bir yerimin olmayışı, en çok kendi içime tutunamayışımın şaşkınlığıyla sallanıyorum düşen bir yaprak gibi.

Her insan bir tohumdur, büyür fidan olur. Ağaç olur sonra, dallanıp budaklanır. Kimi çetin kışa rağmen dökmez yapraklarını, kimi ufacık rüzgarda savuruverir tomurcuklarını. Ben hiç yaprağı olmayan, asla tomurcuklanmayan bir ağaç derim kendime. Daha fidan olurken top atıp kırmışlar gibi. Kimse bir çubuğa bağlamamış beni. Kimse ışkın atışımı görmemiş. Her denememde yeşilimi kahverengiye çevirmişler gibi. Müziğimi susturmuşlar. Renklerimi çalmışlar ben gök kuşağı olmaya çalışırken sırf bir çuval altın için.

Ve tüm bunları yapmalarına izin verenin aslında yine ben olduğumu gördüğümde, hayal kırıklıklarımın beni bir impala arkasına bağlanmış boş tenekeler gibi taşlı çamurlu yollara sürdüğünü hissediyorum. Arabanın içinde çalan müzikle mest olmuş ve sesimi duymayan güzel günlerin benim orada olduğumu bile fark etmeden bomboş yolda sonsuzluğa gidiyormuş gibi. Bitmeyecek bir yol bitmeyecek bir müzik ve taşların tüm ruhumu delik deşik etmesi…

Düşünebildiğim tek şey bu. İplerinden kopsan yolun ortasında kalacağını, kopmasan paramparça olacağını ve başka hiçbir seçeneğin olmadığını bildiğinde geriye kalan tek şey birine koşulsuz güvenmek oluyor. En ufak bir ışığa gidiyorsun biri seni iplerinden kurtarıp arabanın bağajına  koyma ihtimali için. Ama tüm güvenin tüm çabanın tek sonucu yere daha sert bırakılmak.

Tüm bunları düşündüğümde hayatım boyunca katettiğim yolların ne kadar zor olduğunuama hala inatla bıktım bittim desem bile sarsılmadanayakta olduğumu görüyorum. Tek bacağımla bile olsa. İnsan insana çare olmazmış. İnsan insana yuva da olmazmış. Ama insan ancak kendine yol olur. Çiçekli güneşli değil, yağmurlu fırtınalı yollar olur. Yağmuru, fırtınayı seversen karanlık görünen o upuzun yolun ışığı olursun. O yolu seversen yol sana kucak açar. Savrulmak yerine kendini bırakırsa insan, havalanır. Bir tüy gibi tüm dünyayı görüp birinin bahçesine düşebilir. Düşersem yeniden bırakın rüzgara beni. Düşerseniz yeniden bırakın rüzgara kendinizi. Bulutlara gitmemiz dileğiyle.

“To the clouds”

Şule Katarcı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...