Kapının Pervazında Uyuklayanlar

Gece Gündüz
A A

Kapının Pervazında Uyuklayanlar

“Öyküm doğumunu sordu. Sessiz ama bir o kadar gürültülü. Camı açık kalmış odamın perdeleri korktu. Dışarı doğru kaçışırken, onu yine ev tuttu.”

Bir gece yine bölmüştü bıçak gibi uykumu. Yırtılmaktaydı. Yırtılmaktaydık. Bir perde olmak ister gibi kaçıyordum rüyamda hayattan. Bir kuyuda boğulur gibi uyandım uykumdan.

Neden buradaydım? Neden hayattaydık?

Kalktım çarşafları bin dertten kırışmış yataktan. Ya boğulacaktım sorularda ya boğacaktım kendimi bile isteye dudak izi geçmemiş kahve fincanlarında.

Ocakta garip bir ağrının sesi. Sanki suyu ısıtmıyordu da bir çeşit isyanını sahneliyordu. Kül tablası yeni bir gökdelen inşaatındaydı, durdurdum. Çığlıklar atıyordu döktüğüm izmaritler. Yalnız bırakmadım boş kül tablasını. Yaktım yeni doğan bir çocuk gibi jelatini açılmamış paketten ilk dalı.

“Sigara dumanının havaya karışıp yok oluşu,
Benim kendi kendime yok oluşum.”

diye fısıldadı Onur’un dizeleri. Yok oldum.

Kalbimde açtığım boşluklara doğru ilerlemek istedim saatin kaç olduğunu bilmediğim bu gecenin kuytusunda. Ciğerimde öten bülbülün sesi miydi sesin? Artık hiçbir yağmur ağlamaz seni bana,demiştin.

Eski bir kitabın sayfaları gibi dağıldı ben açtıkça yaralarımı.
Bir ince sızı aldı önce ruhumu. Küçük çocuğum çıkageldi karanlığından. Elimi tuttu,sonra aldı ince sızıyı elimden. Çevirdikçe atladılar üstünden. Çevirdikçe onlar dolandım ağrılarıma kaburgalarımdan.

“Öyküm doğumunu sordu. Cevap verdim. Doğumunu bilmem ama ‘hepimiz aynı yere gideceğiz, arası açık kalmışlar’ sokağında.”

 

-Öyküm Deniz-

Sizden Gelenler

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...