İki Cemiyet Kadını

Gece Gündüz
A A

İki Cemiyet Kadını

Uzun bir zaman oldu yüzünü görmüyorum,
İyi misin? Bu kargaşanın içinde,
Bostancı’dan Burgaz Adası vapuruna biniyor, orta sırada oturuyorum,
Vapur, küçük insanların ses tonları, her noktada belirgin bir hal alıyor,
Kahkaha atan iki cemiyet kadını, çıplak bir kahkahayla çok sarhoştuk diyor,
Vapur küçük, birçoğu birbirini tanıyor, içlerinde yabancıyım, o duygu hissiyatı beynimi parçalıyor,
Motor gürültüsü karışıyor suyun, denizin çıplak haline,
Kahkaha atan iki cemiyet kadınının iri konuşmaları en arka sıradan duyuluyor,
(Seslerin, iri konuşmaların verdiği yansıma hiçleştiriyor beynimin içindeki ufuk çizgisini)
Kulak veriyorum ön yargısız, iki cemiyet kadının seslerine, birden bir kahkaha daha duyuyorum bir grup arasında,
Kendimi çıplak hissediyorum bu küçük vapurda.
Her yolculuk halinde böyle oluyor, derine derine iniyor bu yalnızlık.
Mesele iki cemiyet kadının çıplak iri konuşması ya da çıplak kahkahası değil, mesele beynim içimde bu yalnızlık kargaşası.
Gidişlerin boş vapur sesine, kinci martıların sesine karışmasına, yalnızlığın kasvetli karanlığına alışamadım, bu gidişin sessizliğine alışmalı mıyım, iki cemiyet kadınının iri kahkahalarının, bilmiyorum,
Herkes kendi yalnızlığının göçebesi,
Kendi yalnızlığının boş vapurunda bir yolculuk hali, her gidiş bir acımasızlık hali,
Mesele iki cemiyet kadının gürültü kahkahası değil,
Mesele “Bu kargaşanın içinde kendini boşlukta kaybetme bilinci.”
“Mesele sensin gidişlerin…”

 

-M. Düzgüner-

Sizden Gelenler

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...