Özlem

Gece Gündüz
A A

Özlem

Özlemekten bahsetmek istiyorum. Sade bir fiilden oluşan özlemek kelimesinin, dağ gibi insanları ne hale getirdiğinden bahsetmek istiyorum. İnsanın burnunu tüttüren, imanını gevreten, çok nemrut bir his bu… Ne korkuya benzer ne öfkeye. Sinsidir biraz, fark ettirmeden girer damarınıza, kanınıza. Ta içine işler insanın…

Bazen anneyi, bazen eşi, bazen bir kediyi, bazen de hiç özlenmemesi gerekeni… Olması imkânsız şeyler düşünüp kansanız; intihara kadar gidecek hatalar yaptırır. Savaşmak hayli boştur. Gereksizdir de… Kendinizle savaşamazsınız çünkü… Doğanın kanunu gibi bir şeydir bu. Özlem bir düşmandır lakin eti kemiği yoktur. Alıp eline silahını dikilmez karşınıza. Dikilse de ordu olsanız yenemezsiniz onu…

Bazen çok sevdiğinizi özletirken, bazense hiç sevmemeniz gerekeni özletir. Bunun seçimi de size ait değildir. Mesela bazen “Elini tutsam yeter.” diyorum. “En kıyametinden kışına, en dağıtanından rüzgârına da razıyım.” Sonra, “Yanı başımda olsa yeter.” diyorum. “Yanımda olman için başımı dahi veririm…” Şuurumu kaybettiren türden bir özlem bu… Boynuma ipi doladığın andan çok, tenime son kez değen ellerini düşünüyorum. Burnumu geçtim, göğüs kafesim tutuyor artık…

Yenemeyeceğimi bildiğim için bu gafil düşmanı, karşısına hiç geçmiyorum. Her sokakta karşıma çıkıyorsa da özlemin, ben ayazda kalmayı tercih ediyorum. Seni özlemimden dahi mahrum bırakıyorum.

En adi yalanların yanı başında kalman;
Sesini duyduğunda gönlü değil, kasıkları titreyenlerin yanında ömür boyu hapsolman dileğiyle…

Şevval

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...