Fark Edemedik Bizi

Gece Gündüz
A A

Fark Edemedik Bizi

Baştan değil de yarıdan anlatmak istiyorum bizi. Tümü ile değil de biraz eksik olsun yazım; biz gibi… Ellerimizi sımsıkı tutup yağmura çamura aldanmadan bitiremedik ya biz bu yolu, hani hep yarım kaldık ya; işte öyle ayağı taşlara takılsın yazımın. Bize ancak bu yakışır.

Sen benim kurak topraklarımın sulak mevsimi,
Sen benim saksımın mis kokulu papatyası…

Yetişmesi imkansız topraklara ekilmiş bembeyaz papatyam… Bizim seninle en büyük hatamız; hep olmayanı oldurmaya çalışmak oldu. Misal ben kıştım, seni papatyam bildim. Misal sen yazdın, beni kardelenin sandın. Olmazdı ama “Olmaz” dedik. Sevdamız sırça bir köşktü, deniz kenarını evimiz belledik. Ufacık bir meltemde yıkılmadık belki ama hep yara aldık. Fırtına kapımızı çaldı mı paramparça olduk. Bizim enkazımız toplanmayacak cinstendi, eksiklerimiz dolmayacak gibiydi, yaralarımız sarılamazdı ama yine olmayanı oldurduk.

Hatalar yaptık, bir gün bedeli sorulmaz sanıp. Ama hep, hep bir bedel ödedik seninle. Hep en baştan başlamak zorunda kaldık. Sen aynı yolu defalarca tepmekten usanıp “Bu yoldan bininci kez geçiyoruz, yeter artık.” diye söylenirken, ben hiçbir zaman söylenmezdim. Bilirsin; nereye gidersek gidelim ben sadece gözlerine bakardım ve gözlerinden bıkmam da imkansızdı. Biliyor musun? Ben sana baktığım gibi kimseye bakmadım…

Yola çıktığımızı yolda bulduğumuza değiştik. Sevdamıza biz dahi inanmadık. Yedek bildik birbirimizi, hep “Nasılsa o benden asla gitmez.” dedik. Gönlümüzde zerre kadar yere sahip olamayacaklarını anlayınca yine birbirimize döndük. Bana sorarsan, biz hatayı bize inanmayarak yaptık. Ben bunu çok erken anladım ama sen hiçbir zaman anlamadın. Ben de o zaman anladım; bir insanın yedeği olmanın ne demek olduğunu. O zaman anladım; fark etmeden içimi nasıl doldurduğunu. Bir umut ya; bu hataları yapmasaydık, belki bunların hiçbirini yaşamazdık.

“Nasılsa gitmez.” diye defalarca çıktığımız bu yol sonunda son buldu. Belki daha önce son bulması gerekti ama biz hep uzatmaları seçtik. Fark etsen her şeyin farklı olacağına inancım tam, fakat fark etmek istemediğine olan inancım da tam… Nasılsa ben senin “Nasılsa gitmez.” dediğinim. Nasılsa sen de ancak bu olabilirsin, fazlasını istemek eşekten uçmasını beklemek olur. Farkındalıktan çok bahsetmişken, fark ettin mi? Bu sefer gerçekten bitirdin bizi…

Hayattaki tek boyun eğişim:
“Gözlerine baktığında topaklanmış rimeller göreceğin yerlerdesin,
Kimse sana kirpiklerini sayarcasına bakmayacak.
Elini kalbine koyduğunda sadece bir avuç göğüs hissedeceğin yerlerdesin,
Kimse göğüs kafesinde ben gibi atmayacak.”

Fark edeceksin…

Şevval

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...