Yaşamak Meselesi -2-

Gece Gündüz
A A

Yaşamak Meselesi -2-

Etrafımızda gerçekleşmeye devam eden değişkenliklerin şeceresini tutamamaktayız. Olay döngüleri hızla gerçekleşirken neyin sebebinin ne olduğunu yakalayamayabiliriz; bu gayet doğal. İçerisinde bulunduğumuz ve beynimizin elektriksel verileri çözümleyerek bizlere sunduğu dünyada varlığımızı devam ettirirken bir de başka bir bireyin dünyası içerisinde olduğumuzu düşünelim…

Evet, “Yaşamak Meselesi” tam olarak buradan devam ediyor. Sadece kendimiz bu nöron-sinaps-dentrit döngüsünde değiliz. Karşımızda bulunan bireyde de aynı döngü mevcut. Karşımızdaki kişi nasıl bizim için birçok bilinmeyenli tek denklemmiş gibi gözüküyorsa biz de onun için bir başka bilinmeyenli denklemiz. Peki, insanlar arası iletişim nasıl gerçekleşmektedir?

Binlerce değil, belki de milyonlarca yıldır aynı konu dönüp durmakta. İki rastlantısal karar mekanizması karşı karşıya geldiğinde ne olmaktadır? Kısasından özetle; bu iki canlı türü arasında bir etkileşim başlamaktadır. Etkileşimin türü, yaşanmakta olan ya da yaşanacak olan eylemler bütününe göre değişkenlik gösterecektir. Belki dillere destan bir aşk başlayacaktır belki de galaksiler arası savaşın başlama vakti gelmiştir. Bunu bilemeyiz ancak toplum içerisinde gündelik yaşamlarında birbirini anlamayan iki karakteri ele alabiliriz -gerçek anlamda değil-;

Tarumar uyumaktadır ve telefonu çalar. Bir takım görüşmeler yaptıktan sonra Neriman’ın kendisine mesaj attığını görür. Tarumar, kendi çapında Neriman’a şaka yapma isteğindedir ve “Beni uyandırdın, mutlu musun?” yazarak cevabına karşılık verir. Neriman, aldığı bu cevaba karşı kendisini suçlu hisseder çünkü kendinden başka bir çok bilinmeyenli denklemin fonksiyonel yapısını bozduğunu düşünmektedir. Cevap yazmaz. Tarumar, Neriman’dan cevap almadığını görünce “Şaka, şaka…” yazar ve iki ya da üç adet gülücük ifadesi ekleyerek mesajını iletir. Neriman, bu sefer hızlı bir dönüş yapar: “Sen bir iftiracısın. Yalancı. Pislik! Sana harcadığım yıllara yazıklar olsun! Allah’sız herif, ne istiyorsun benden?”

Tarumar, Neriman’ın da kendisine şaka yaptığını öngörerek; “Dava aç o zaman…” yazar ve yine aynı sırıtan ifadenin yanına bir de şeytani gülüş ifadesi ekler. Neriman’dan bir daha cevap gelmez.

Neriman o esnada, Tarım Bakanlığı’ndan onaylanmış ve hayvanları ilerletmekte kullanılabilecek kırbacının saçaklarına jilet yapıştırmakla meşguldür. İşlemini tamamladıktan sonra hızla Tarumar’ın evine gider ve kapısını alacaklı gibi çalar. Tarumar kapıyı açtığında Neriman’ı görünce şaşırır. Neriman, apartmanı ayağa kaldıracak desibellerde Tarumar’a bağırır ve onu kolları ile bacaklarından duvara çiviler. “Neden bana iftira atıyorsun?” ve benzeri cümleleri haykırarak Tarumar’ı kırbaçlar. On yedinci dakikaya girdiklerinde Tarumar, “Ölümü göreyim, şaka yapıyordum, Neriman! Ah! A-H! Yemin ederim, şakaydı! Ah!” diyerek bağırmayı uygun görür.

Neriman, kendisine atılan iftiranın şaka olması ihtimaline yer vermemektedir. Tarumar’a güveni kırıldığı için şu an duvarda kırbaçladığı kişiyi Tarumar değil, Tarumar’ın bedenine bürünmüş yalancı bir cin olarak görmektedir. Kırbaçlamaya devam eder.

Tarumar bu durumdan kurtulmak için Neriman’ı bu durumun şaka olduğuna ikna etmek yerine, Neriman’a iftira ettiğini fakat hatasını anladığını beyan eder. Neriman, kırbaçlama işlemini sonlandırır ve o da özür dileyerek evden ayrılır.

Bu örnekte de görebileceğiniz gibi; insanlar kendi dünyalarında türettikleri doğruları yaşatmak için bu kadar inatçı olmasalardı, kimsenin kalbi kırılmazdı. İkili ilişkilerde her zaman, bir taraf, diğer tarafın dünyasına girebilmek için fedakârlık yapmak zorundadır. Günümüzde yapılan bu fedakârlıklara “aptallık” gözüyle bakılmasından mütevellit, insan ilişkileri oldukça zayıflamıştır…

Bu yazının diğer bölümlerini okudunuz mu?

Serkan Üstündağ

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...