Yaşamak Meselesi -1-

Gece Gündüz
A A

Yaşamak Meselesi -1-

Nöronlar arasında iletişimi sinapslar sağlarken, iletişim o kadar kolay bitmiyor tabii ki, dendritler üzerinden aksonlara geçen elektriksel formdaki veriler ya hücrelere ya başka nöronlara ya da kanınızın içerisine hormon katılması için ilgili mertebelere iletiliyor. O elektriksel formdaki verilerin iletiminde bir aksaklık olunca ne oluyor biliyor musunuz? Kunduz oluyorsunuz. Bal böceği oluyorsunuz. Ay çöreği oluyorsunuz ama insan olamıyorsunuz…

Evet, “Yaşamak Meselesi” böyle başlıyor. Habitat denilen ortamlarda varlığımızı sürdürmemizi sağlayan bu bilgi akışından habersiz yaşayıp tükeniyoruz. Aslına bakarsanız; karşınızdaki insanın hafızasında tutmasını beklediğiniz hatıraları unuttuğunda o geri zekalı olmuyor; siz boş beklentilere elektriksel formdaki verilerinizi aktarmış oluyorsunuz. Bunun aksini düşünürsek; zaten hiç yaşamayalım çünkü beklentilerimizi çoğalttıkça etrafımızın geri zekalı varlıklarla çevrili olduğunu iddia edip nasıl bir cehenneme geldiğimizi düşünürken tansiyon hastası olacağız. Doğru tahmin ettin, sevgili okuyucu. Tansiyon rahatsızlığı da o elektriksel verilerden kaynaklanıyor…

Kısa bir özet daha geçeyim mi? Ha? Çok mu tekrarcıyım? Olay basit: O veriler hücrelere ulaşmazsa kaslarınız çalışmaz (örneğin, felç); başka nöronlara ulaşmazsa mantık kavramını yitirebilir ve hatta ne yaptığı belirsiz olan biri hâline dönüşülür (örneğin, sabahtan beridir tekrarladığım olgu; geri zekalı) ya da dengesiz hormonlar üreten bir vücuda sahip birey olur(örneğin, bipolar).

Örnek verince hep daha fazlasını veresi gelir insanın çünkü bu da bir elektriksel verinin doğruluğunu teyit etme yöntemidir. Özgüvenli olmak da bu sistematik tekrardan geçer. Önce tereddütlü bir bilgi sunarsınız. Ek bir cümle ile kendinizi destekler ve hiçbir açık nokta kalmayana kadar, fikrinizi her anlamda tamamlayana kadar, tekrar etme isteği oluşur. İsteğin kendisi de bir elektriksel veridir. Hiçbir zaman o bilgi mükemmelliğe ulaşmayabilir ancak elektriğinizin bir gün kesileceği kesindir.

Ne yazık ki; günümüzde evrime hâlâ inanan insanlar var. İnançlarına saygı gösterip yüz çevirelim ve onları en kısa sürede inorganik veri merkezleri hâline getirelim. Sonra da bir topluluk kuralım ve internette bilgi kirliliğine mahal verecek tüm verileri, o inorganik veri depolarına kaydedelim çünkü bunu hak ediyorlar.

Hey gidi, hey… Eskiden rasyonalist birkaç insanla karşılaşırdık. Şimdi ise yaşadığımız habitat içerisinde, en yakın, nerede turşu suyu içebileceğimizi sorar olduk. Güzel kardeşim, ben tansiyon hastasıyım, sen git iç, bana ne, gelmem, işim mi yok, tatlıcı sorsan neyse, ne demek “Ne tatlıcısı?”, tatlı şeyler satan yerler, çikolata vs.

Bu yazının diğer bölümlerini okudunuz mu?

Serkan Üstündağ

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...