FELSEFEYE GİRİŞMEK – Bölüm 15: Friedrich Wilhelm Nietzsche

Gece Gündüz
A A

felsefeye-girişmek-500x254

“Tanrı öldü, insana olan acımasından dolayı öldü” diyerek bir kayalığı işaret etti Nietzsche. “Hayır” dedim, “o yaşıyor. Baksana, sadece birazcık can çekişiyor”

Kayalığın üzerinde Bürküt Ata can çekişmekteydi. İki kartal başından bir tanesi acılar içerisinde sağa sola bakınırken diğeri ise kendisini işaret eden Nietzsche’ye odaklanmıştı. Ejderhalar ile yaptığı savaşı zaferle sonuçlandırmış fakat büyük yaralar almıştı.

Nietzsche sanırım söylediklerimi duymadığı için şöyle konuştu:

“İnsanoğlu bir evrim sürecindedir. Doğayı yönetecek vücuda kavuştuğu gibi mantığa da kavuşacaktır. Üstinsan dediğimiz de budur. Eğer bir üstinsan olsaydın, insanı hayvandan sonraki aşama olarak görürdün. Ben üstinsanı arıyorum, onu bulduğumda sizlerle tanıştıracağım”

Bu esnada, yakınlarımızdaki bir çalılık kıpırdanmaya başladı. Bir anda o tarafa döndüm ve yokuş aşağı koşturan adamı fark ettim. Adamın koştuğu tarafta büyük bir kalabalık vardı ve “heil Hitler” diye bağırıyorlardı. Büyük bir alkışla karşıladılar adamı…

Nietzsche’nin bu anlattıkları bana bir yerden tanıdık geliyordu. Daha önceden bir yerlerden duyduğuma emin olduğum için “sen Salomé ile tanıştın mı” dedim. Bir anda deliye dönen Nietzsche, bana bağırmaya ve haykırmaya başladı. “Ne oldu be” dedim. Sanki bana küsmüş gibi uzaklara kaçtı ve “kadından dost olmaz” dedi. Ben de ona “merak etme, o artık kimseye dost olamaz” dedim, “daha demin hastane yıkılırken, pompalı tüfeği ile intihar etti”

Bir kurbanın yoldaşı o kurbandan daha çok acı çeker.

Okyanusun Ortasındaki Dağdan Kurtulmak Üstüne

Eminim ki siz, o hayal gücünüzle dünyanın büyüklüğünü tek seferde aklınızdan ölçememektesiniz. Okyanuslar yüzerek tüketilebilinecek kadar küçük yerler değil ve oldukça derindir. Ve bu okyanusların derinliği, bizim hayata olan ilgimize/merakımıza göre değişir.

Okyanusun ortasından kurtulmak için öncelikle sığ düşünmek gerekir. Düşüncelerimiz hep tuzlu olduğundan dolayı bizleri ruh ve sinir hastası yaptığı gibi, kalp rahatsızlıklarına da sebebiyet vermektedir.

Kendimizi pek de iyi tanımadığımız için bir deneyimsizlik cesaretiyle bu okyanusa atlayabiliriz. Kardeşlerim! Mal mısınız, açıkta mısınız? Kendilerini gereksiz fikirlere daldırarak boğulmak üzere olanları görmüyor musunuz? Kendilerine cehennem hayatını sunan şu zihniyetlere de bir bakın! Bu okyanustan ve bu dağdan böyle kurtulamazsınız.

Print

Eğer ki kendinizi sağlıklı bir şekilde topluma ulaştırmak istiyorsanız, düşünce okyanusunun derinlerine doğru inmek yerine, belirlediğiniz kitleye doğru yüzmelisiniz. Hem de o nasıl yüzmektir öyle! Foşur foşur yüzmeli insan. İnsan, işte olduğumuz yerdeyiz…

Ya da hayal kurmalı ve düşüncelerinden ayrılmalı insanoğlu. Bu hayallerin gemilere ve hatta helikopterlere dönüştüğünü göreceksiniz. Hayaller sizin ayağınızı yerden kesecek ve ne kadar yükselirseniz, düşüşünüzde de canınız o kadar çok acıyacak. Kaldı ki, seni öldürmeyen şey; güçlendirir.

İyinin ve kötünün ötesinde bir yerlere kadar yükselmeniz yeterlidir. Çetindir buraların rüzgarları ve türbülansları gıdıklayıcıdır. Evet, epeyce huylandım buralara gelirken ve artık iyice gıdıklanıyorum. Keşke de montum olsaymış yanımda.

Yükselen kişi ardına baktığında iki tip insan görecektir. Bunlardan birincisi kendi gibi yükselenlerdir. İkincisi ise yolunu kesinleştirmediği için düşünce okyanusuna dalan kişilerdir. O okyanuslar ne devler doğurdu bir bilseniz. “Hata yapıyor” demezdiniz, şimdi kör gözüyle dalanlara -Her yıl düşünce okyanusunda hayatına son verenlerin sayısı hızla azalmaktadır çünkü artık çok da şey yapmıyorlar…

Yoldaşınız sanki “kara göründü” diye haykırdığında, uçmakta kararlı ise niyetiniz, yoldaşınıza türlü hakaretler edin. Bu sizi yalnız kılar ve hafifletir. Daha yükseklere kolaylıkla çıkabilirsiniz. Ve çok da fazla çıkarsanız, insanlar arasında anlaşılmaz biri olursunuz. Hem de gençler size “yea adamım, çok iyi söyledin, tamam mı” gibi şeyler söylerler. Popüler felsefe için erdem arayanlar nerede?

Sevgili okur, Friedrich Wilhelm Nietzsche; nihilizm, metafizik, trajedi, şiir ve daha birçok konu ile ilgilenerek harmanlamış, bizlere yüzyıllarca faydalanabileceğimiz eserler bırakmış bir düşünürdür. Bunlar arasında; Böyle Buyurdu Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde ve İnsanca, Pek İnsanca sizlere tavsiye olarak sunulur. Bu arada, etrafımda hiç kimse kalmadığını ve ne zamandır serbest düşüşte olduğumu anımsayamamaktayım. Fakat düşüyorum!

İlk yere çarptığında, yükselen kişi, göz zevkini yitirmiş olur. Renkler anlamını yitirir ve yerini yadırgar. Bir dönem sürer anlamak, “yükselmek için gündüz düşleri mi görmek gerek yoksa mantığın peşinde mi koşmak? Ne vardı yukarılarda da düşünen kişiyi tekrar çağırır?”

Toplum da bu yükselmiş kişiye bakınca dışarıdan, “ne oldu da böyle üzüldü” der yanındakine, patates kızartması yerken. Yükselen kişi onların gözünde yalnız kalmıştır fakat bu tip bir yalnızlık, Yalan Yalnızlık‘tır. Bir dünya dolusu insanın her biri ile tanışmış gibidir, yükselmeyi deneyimleyen kişi. Çok tartışır da dışa vuramaz bu söylemleri…

Başkasına itiraf ettiğimiz zaman suçumuzu unuturuz, ama diğer kişi genelde unutmaz.

Ücretsiz Patates Kızartması Yemek Üstüne

Patates kızartması yiyen adamın tabağına elimi daldırdığımda oldukça sinirlendi. Fakat benden tiksinmiş olacak ki, o tabağa bir daha elini uzatmadı. Ben de bunu fırsat bilerek, hastanede kendime söz verdiğim şekilde, patates kızartmamı yemiş oldum.

Adam oturduğu yerden kalkacaktı ki, “ödemeyi gerçekleştirdin mi” diye soruverdim. Küstahça bana baktı ve “evet” dedi, “hem zaten ne önemi var ki, karnımızı tok tutmak için yaşamıyoruz ya… Yoksa onun için mi yaşıyoruz? Sen hür iradenle mi geldin buraya yoksa ortak bir iradeden mi bahsedeceğiz?”

“Neden bu kadar korkunçsun” diyemedim, “bana değil, şu tarafa bak” da diyemedim. Bu adamı nerede görmüştüm daha önce, hatırlayamadım. Adam da kendisini hatırlatmak istercesine anlatmaya başladı;

-devam edecek-

Çizim: Umut NADERİ

Serkan Üstündağ

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...