Elektronik Baytar

Gece Gündüz
A A

Elektronik Baytar

Bu kadar kolaydır, mesleğinin gerekliliğini bilmediğiniz bir insanın yaptığı iş üzerine kendisi için bir sıfat seçmek. “Elektronik Baytar” bunlardan bir tanesidir. Belki sinirle söylenmiş ya da açığa çıkmış bir sıfat gibi durabilir ama içerisinde cahillik de barındırır. Şöyle ki, bu sıfatı bulan kişi orta yaşlarını geçmiş bir hanımefendiydi. Golden cocker kırması, tarçın renginde bir köpeği vardı ve bu köpeğinin sorunları vardı. Kadın, kendisine yardımcı olması gereken veteriner hekimine, “Bana hakaret edemezsin, seni gibi elektronik baytar!” derken bu sıfatı türetmişti. Peki, neden bu sıfatı bulmuştu?

Öncelikle, bir mesleğin sahibine sinirlenir ve aşağılamaya çalışırsanız, o mesleğin en ilkel ismi aklınıza gelir. Veteriner hekimine “baytar” sıfatını illaki eklersiniz ve bu sıfatın belki de fazla kaçacağını düşünerek bir ön ek daha eklersiniz. Modern, yenilenmiş, geliştirilmiş, teknolojik vb. tamlamalardan bir tanesi aklınıza gelmezse, pekala ağzınızdan “elektronik” kelimesi fırlayabilir. Bakın, dikkatinizi çekerim, öfkesi sebebiyle göz rengi maviden griye dönen bu orta yaşı geçmiş hanımefendi “elektronik baytar” derken tükürerek konuşuyordu. Kibar ama siniri tepesinde bir hâli vardı. Bu durumda olan bir insan, karşısındakine “Uzmanlık alanınız nedir? Durun, tahmin edeyim; veteriner farmakoloji, zootekni, genetik mi yoksa veteriner iç hastalıkları mı?” diye soramaz.

Olay gününe dönmek gerekirse, ki gerekir, muayene odasına giriş yapan orta yaşını aşmış kadın, gözüne kestirdiği veteriner hekime doğru köpeğini fırlatırken “Al bunu, tamir et!” dedi. Bu ani girişin bir sebebi vardı çünkü yaşlı ve buruşuk suratlı kadın köpeğini çok seviyordu. “Bu hayvanın sahibi benim! Derhal tamir et yoksa seni İnsan Hayvanları Mahkemesi’ne tahliye ederim!” diye devam eden gri gözlü canavar kadın karşısındaki Veteriner Hekim, derin bir nefes aldıktan sonra şu soruyu sundu: “Hastamızın sorunu nedir?”

Yaşlı kadın bu soruyu işitince çılgına döndü ve “Bir de bizim sorunlu tipler olduğumuzu mu iddia ediyorsun? Bana hakaret edemezsin, seni gibi elektronik baytar!” derken tükürükleri etrafa mikrop saçıyordu. Veteriner Hekim, bu tip tepkilere alışkındı ve “Köpeğinizin rahatsızlığı nedir, diye sormak istemiştim.” dedi. Gri gözlerini tamamen açan kadın “Bana aptal muamelesi yapamazsın. Ben aptalsam sen de geri zekâlısın. Köpeğimin sorunu şu: Üstten giren alttan çıkmıyor!”

Veteriner Hekim, aldığı bu bilgiden sonra köpeğin sırtındaki tüyleri kaldırarak kontrol etti ve şükürler olsun ki hiçbir yara izine rastlamadığını fark etti. Üstten girenin alttan çıkmadığı sorunlar genellikle alt kapağı sıkışmış kumbaralarla ilgiliydi ve bu gri gözlü kadın köpeği kumbara niyetine kullanmaya çalışmamıştı. Yaşlı kadın, işaret parmağıyla kendi ağzını işaret etti ve “Üstten, üstten… Sırttan değil. Sırtından girmiyor zaten…” dedi.

Veteriner Hekim’in iş arkadaşı “at hastalıkları” bölümünde uzmandı ve bir atın nasıl uyutacağını iyi biliyordu; yaşlı kadını uyuttu.

Yaşlı kadın, ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinden birine gönderilirken, köpeği tedavi eden Veteriner Hekim ise köpeği sahiplendi. Yaşlı kadın şimdilerde gri gözlere sahip değil. Onu tedavi falan ettiler, masmavi gözleri var. Herkes mutlu.

-SON-

Serkan Üstündağ

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...