Sobe

Gece Gündüz
A A

Sobe

Soğuk. Güneşin bütün ihtişamıyla çekip gittiği günlerden daha da soğuk bir gün. Ve ben… Bir başına sokak lambasının altında; boyası kalkmış, tahtası gönlüm gibi kıymıklarla dolu bir bankta oturuyorum. Kafam meydanlardan daha kalabalık. Olan bitenleri idrak etmeye çalışırken boşlukta kayboluyorum. Çevremde yarattığım hiçlik bulutunda nefes almakta zorlanıyorum. İfade etmek istediklerim o kadar çok ve karmaşık ki… Yazamadığım her sözcük topluluğu içimdeki duyguların boğazına dolanıyor, sallandırıyor tavandan. Hissediyorum yavaş yavaş o ruhumu saran kasveti; aynı zamanda sıcaklığı. Mecazi anlamda kaybolsam da ruhen bulduğumu aradığım her şeyi.

Sonumun geldiğini biliyorum. Bir başına zayıf ışık huzmeleri o bezgin suratıma vurmakta iken kafamı hafifçe kaldırıyorum göğe bakmaya. O sırada karşı bankta oturan dünyalar tatlısı bir kız çocuğu ile göz göze geliyorum. Küçük bir kız çocuğu iken en sevdiğim oyuncağım kucağında. Şaşkınlıkla donup kalıyorum. Akan gözyaşlarıma dikmiş gözlerini. Siliyorum çabucak ceketimin koluna o yaşları. Usulca kalkıp yanına gidiyorum. Çenesine uzanıp kafasını kaldırıyorum; o zayıf ışık huzmeleri ben ve geçmişim arasında sırat çizgisi oluyor. “Niye?” diyor yalvarır gözlerle bana. Ona cevabı bilmediğimi ve hayatta bazen bilinmedik cevapları olan soruların da insana çok şey öğretebileceğini söylüyorum. O minnacık tombul elleriyle, sararıp solmuş derimle birlikte kemikleşmiş ellerimi tutuyor. Ne olursa olsun gitme diyor. Bu soğuklarda bir başına ne yaparsın diyor.

Ona kalmak için verdiğim savaşlardan ama artık yorgun olduğumdan bahsediyorum. O sırada rüzgârın uğultusu kulak zarlarımızı tırmalıyor. Sokuluyor bana iyice; bir eli elimde, bir eli belimde sımsıkı sarılıyor bana. Belki günlerce, belki aylarca, belki de yıllarca bekliyoruz o rüzgârın dinmesini el ele. Ama o gün sükûnetimi bozup konuşuyorum. O soğuklar beni korkuttu, o boşluk beni utandırdı diyorum. Daha da sıkı kenetliyor ellerine ellerimi, parmakları kan toplayana kadar. Eğiliyor kulağıma ve usulca fısıldıyor; “Bu hikâyenin sonu daha gelmedi.”

Selen Demir

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...