Aurora

Gece Gündüz
A A

Aurora

Benzersiz tavrıyla kapılarımızı yeniden çalan bir şubat daha.
Bir soğuk rüzgâra daha kucak açan, söz dinlemez saçlarım.
Saçlarımın arasında titreyen bir nefes.
Ne kadar hasretiz hüzne, ne kadar da alışığız.
Isınmak için kar tanelerine sokulmak da ne demek oluyor?

Belediye işçisinin tozlu küreğinden kurtulan,
Sonbahar muharebesi atlatmış bir akasya yaprağıyım.
Eylülün hangi günleri kelepçelerimden ayrıldım, bilmiyorum.
Kozasını atmayı bekleyen bir kelebek de değilim, biliyorum.

Kanatları rüzgâr olan bir yaprağım ben.
Soğuğu nereye eserse oraya konan.
Bulunduğum menzil hayallerime denk düşmese de,
Tutunduğum dalların çok ötesindeyim artık.

Haftalar sonra bir günlüğün sayfalarına uzanıyorum.
Yarı dolu bir dört duvarın, güneş görmeyen odasına layık oldum.
Layıklık ile mahkumluğun orta yerine bağdaş kurmuş olmalıyım.
Aynı günü haftalarca yaşayıp,
Ancak yarım ömrü sindirebiliyorum bu dört duvara.

Kapımın ansızın aralandığı bir vakit,
Bulutların ardını arar halde buluyorum gözlerimi.
Kanatlarımın öfkesinden habersiz, hoyratça hırpalanıyorum.
Zar zor tutunabildiğim bir gazete sayfasından anlıyorum ki
Sonbaharı çoktan kaybetmiştim.

Islanan kanatlarımı sıkıca tutan iki parmak ucu eşliğinde,
Ancak terk edebiliyorum oluşturduğum yersiz matemi.
Büyük bir kardan adamın tepesine oturuyorum önce.
Ardından dağılan heveslerle el ele, kanatlarıma bırakıyorum umutlarımı yeniden.

Şimdi nerede miyim?
Yüzlerce kar tanesinin selamıyla geldiğim,
Yarı dolu bir evin, en çok güneş gören odasında.
Layık olmanın karşılığına koyuyorum yorgun bedenimi.
Aynı şiiri yıllarca yaşama hayali ile.

“Benzersiz tavrıyla kapılarımızı yeniden çalan bir şubat daha.
Bir soğuk rüzgara daha kucak açan, söz dinlemez saçlarım.
Saçlarımın arasında titreyen bir nefes.
Ne kadar hasretiz hüzne, ne kadar da alışığız.
Isınmak için kar tanelerine sokulmak da ne demek oluyor?”

Seher Kutlu

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...