Ah Çocukluğum!

Gece Gündüz
A A

Uyanıyorum.
İnce bir ay ışığını yastık ettiğimi anımsatıyorum kendime.
Çarpıştığım kaldırım taşına döküveriyorum hallerimi.
Bu kaçıncı kıvrıldığım kaldırım taşı,
Bilmiyorum.
Tek bildiğim, gecenin şafağında üstümün açık kaldığı.
Göğsümde saklanan dizelerimin üşüdüğünü hissediyorum.
Şiddetli bir baş ağrısı var kafiyelerimde.
Peşi sıra ciğerlerime dayanan, hiddetli bir alfabe ordusu.
Sonu üç nokta ile biten amansız öksürükler peyda oluyor boğazıma.
Bir derman arayışındayım, konuşmaya meylediyorum.

***

Hoyrat bir umut denizinde; belindeki ağırlıklarıyla boğulan,
Muğlak benliğim.
Doğruluyorum.
Çok daha doğrusu buna gayret ediyorum.
Tüm âzâlarım benliğimin sırtında.
Adımlarımı sayan bir ses var içerimde,
Gönül izlerimi es geçmeyen.

***

Küçük bir el dolanıyor parmaklarım arasına.
Sabaha kadar dökülen dizelerimi iliştiriyor ceketimin iç cebine.
Avuç içlerinin sıcaklığına sarılacak oluyorum ansızın.
Bir yol yürüyoruz sonra, bilmem kaç yıl uzaklıkta.
Her yıl bir bahar dalını mesken ediyor,
Gürültülü bir kahkaha kopartıyoruz dudaklarımıza.
Ardından başımızı kaldırıp bir bulut beğeniyoruz kendimize.
Ne de çok severdim gökyüzüne bir tiyatro sahnesi kurmayı.

***

Dönüş biletimi sıkı sıkıya tuttuğum bir yolculuğa revanım.
Fakat varacağım yeri kestiremiyorum.
Aksidir, kimselere bırakmıyorum cam kenarlarını da.
Yol boyunca avuçlarımda sakladığım toprakları öpüyorum.
Buram buram adımlarım kokan.
Aslı yüreğime açılan çatlaklara dolduruyorum göz bebeklerimi.
Nice kaldırım taşlarında kavuşturuyorum gecelerimi sabahlarına.
Ah, ceketimin sol cebinden hiç ayırmadığım çocukluğum!
Bu kaçıncı yolculuğumuz?

Seher Kutlu

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...