Hizan Abimin Sevdiğine Son Dediğiydi

Gece Gündüz
A A

Hizan Abimin Sevdiğine Son Dediğiydi

Perdeleri sımsıkı kapalı yine odasında
Sabahın bir karanlığı tütüyor üzerinde
Sakladığı sırları toplamış iki dudağında
Tavana üflüyor dumanını Hizan Abim
Sanırsın bir ölünün mezarı başında
Kurumuş toprağını ıslıyor gözyaşıyla
Bir Dicle’dir belki ağıt yakıyor
İçten içe nehrinde boğulduğu Hicran’ına

“Ah ulan Hicran ah”
Ne rakı masaları devrildi icabında
Yaktı yanı başımda geleceğini Hizan Abim
Elleri titriyor kadehini kaldırdığında
Ben sevmem hiç almam içkiyi ağzıma
Yaşım yaşının yarısı kadar
Sanırlar bakanlar ona gelmiş doksanına
Mahvoldu mu bir ömür mahvoldu
Bitmeyen kayboluşlarının deryalarında

Beyaz kâğıtları biriktirdi hep masasında
Boy boy oluyor her tanyeri bastığında
Bir hokkası var bir de kalemi
O söylüyor ben yazıyorum bazen
Gözleri seçemiyor artık Hizan Abimin
“Ben seni sevemedim ah sevemedim”
Yıllardır aynı cümle hep ağzında
Eskiden kendi yazar kendi ederdi
Şimdilerde kalmadı akıtacak mürekkebi
Daldırıyorum her gece kalemini hokkasına
Yazıyorum yine o bilindik cümleyi
“Ben seni sevemedim ah sevemedimdi”

“Haydi kalk götür beni”
Bir mahalle çaycımız vardı Sadık Usta
Koluna girer giderdik beraber
Elden ayaktan kesildi beri Hizan Abim
Üstelik tam üç yıl olmuştu öleli
“Ben sana yapıvereyim çayı Hizan Abim”
Diyemedim öldü tekrar dilim el vermezdi
Korkuyorum beni de hatırlamayacak diye
Yalnız Hicran’ını dilinden düşürmezdi
O benden bile değerli mi?
Ben anlamazdım benim aklım ermezdi
Sızdığında masasının başında
Kaldırıp yatağına yatırır giderdim
Ben yıllardır Hizan Abimim yanı başında
O anlatır ben karşısında dinlerdim

Sandalyesinde boynu bükük kaldı yine
Kucaklayıp yatırıyorum her defa yerine
Mahallemizin hafifsıklet delikanlısıydı
Eridi bitti tüy kadar kaldı Hizan Abim
Savruluyor taksiratı günler geçtikçe
O eski hali geliyor hep gözümün önüne
Biliyorum ama barışıktır o her halinle
Saçıyor her şeyini dışarı şimdilerde
Uykusunda yakıyor türkülerini geceleri
“Söylemedim ben kimseye seni sevdiğimi
Diyemedim sana bile ah söyleyemedimdi”

Taştan kaleler yıkıldı hep birer birer
Kaldırımlarda şimdi hep yeni yetmeler
“Haydi kalk Hizan Abim yerinden
Yine bir çocuk kaleye geçmiş seni bekler”
Duymadı hiç o günden sonra bir daha beni
Görenler olsa uykusu ağır derler
Oysa onun ağırlığı duruşundan gelirdi
Düşerdi ağzından kelimeleri teker teker
Yarım kaldı söylenecek bazı şeyler
Bütün Hicran’lar böyle miydi?
Gıyabında ne yiğitler harcandı kim bilir

Son mektubu da kaldı elimde
Katladım güzelce her zamanki gibi
Dilimle ıslattım zarfı koydum içine
Bıraktım başucuna usulca son dediklerini
Artık o benim Hizan Abim değil
Artık o benim Hizan Abim değil.

Emekli

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...