Ve Bazı Yollar

Gece Gündüz
A A

Ve Bazı Yollar

Bir sohbet esnasında bahsi geçen ya da raflarda ön sözüne vurulunan veyahut herhangi bir sitede köşede önerilerde dikkat çeken kitabı okumak için can atar bazen insan. O kitap için hazır olup olmadığını bilmez.  Heyecanlıdır ya, hem de meraklıdır ne önemi vardır zaten hazır olmanın. İşte bazen tüm o heyecanla başladığın kitaba aslında hazır olmadığının farkına varıyorsun. İdrakinden büyük cümleler idrakini zorlamıyor da karmaşaya sokuyor sanki, kelimelerin ağırlığı altında eziliyorsun… Bir sayfa, bir sayfa, hadi bir sayfa daha, belki yol kat edebilirim… E serde de biraz inatçılık varsa dert olur işte sayfalar. Heyecan, merak ve inat üçlüsünün galip gelmediği durumda da “Yine aşınca çayın suyu boyunu, belki yeniden karşıma çıkacaksıınn…” diye mırıldanarak (Hayatı fon müziği eşliğinde yaşamak.), için buruk bırakıyorsun köşeye ve hazır olmayı bekliyorsun.

Hayatta da bazı hususlar böyle işte. Hiç beklemediğin anda hazır olup olmadığını sorgulamaksızın hayat seni yolun içine bırakıveriyor ya da sen zerre miskal düşünmeden hafifçe bazen de sertçe giriveriyorsun yolun içine. Heyecanla başlıyorsun (heves değil); meraklısın, yaşamak istiyorsun ve dahi yaşatmak. İnatçısın, yol ortasında kalmamak için sınırlarını zorluyorsun, emek üstüne emek veriyorsun. Buna rağmen altından kalkamıyorsun. Yol tecrübene o kadar büyük gelmiş ki ve sen öyle hazır değilsin ki; yetmiyor işte ne heyecan ne merak ne de inat. Belki de yol ortası sandığın yer yolun sonunun ta kendisi; altından kalkamamak. Hazır olmadığın kitabı okumaktan farkı da belki şu; kitabı bir köşeye bırakıp geri dönebiliyorsun fakat geçen zamanı bir köşeye bırakamıyorsun ve çoğu zaman hazır olduğunda içine atılacak bir yol kalmıyor.

Rüveyda Yılmaz

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...