Tanrıyla Sohbet

Gece Gündüz
A A

Tanrıyla Sohbet

İçime dönüp “Neden?” diye sorsam Tanrı’yla bir konuşma başlatabilirim. Belki de “Tam da bu an için.” diye cevap verir. “Kendimi hatırlatmak için.” diye de ekler. Tanrı hep sonu noktayla biten cümleler kurar. “Hatırlıyorum, hatırlıyorum… Bu kadarı yetmez mi?” diye sorarım. Ben en az onunla konuşur, en çok ona soru sorarım. “İçimdeki kendime ve hayata dair son umut tanelerinin de canına okumasak güzel olmaz mı?” derim. Güler bana. Tüm acizliğimle kapısına dayandığım için memnun olur belki de. “En sonunda yine de beni hatırlayıp bana koşuyor.” der. Belki de uzlaşır da benimle güzel bir şeyler olur hayatımda. İçime umut taneleri yerleşir de başını okşarım onların. Arada çıkartır bakarım nur yüzlerine. “Bu benim umudum.” derim, sarılırım.

Taş binaların içinde hakkı olduklarını düşündüklerini almak için insanların birbirlerine söylediklerini duyarken, haklıya hakkı olanı verebilecek kadar olgunlaşmamışken, insanlar işlerini yapmamak için işlerini yapacaklarından fazla çaba harcarlarken; yaşıtlarımın derdi sosyal medyada aldıkları beğeni sayısı, rujlarının tonunu tutturamamaları, o pantolonun yeşil renginin olmamasıyken ve benim başladığım cümleleri bitiremeyecek kadar kafam karışıkken ve korkanken ve sadece…

Neden Tanrım daha herhangi bir konuda “Ben tecrübeliyim” diyecek yaşlara bile erememişken içimdeki bunca yorgunluk?

Neden?

Rüveyda Yılmaz

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...