Bir Garip Hissin Kadri

Gece Gündüz
A A

Bir Garip Hissin Kadri

Ses, mutfak kapısından çıktı; koridorun duvarlarından sekti; müsaade bile istemeden odanın kapısından geçerek doğrudan kulağa geldi. Ses o kadar arsızdı ki kulağın içine girerken bile izne lüzum görmüyordu. Sesler hep arsızdı ancak frekansı yüksek sesler arsızlıkta diğerlerinden önemli ölçüde ilerideydi. Güne başlamak ve başlamamak arasında kalan beyin, bu ikilemle boğuşurken -ki Araf gibi bir ikilemdir- bir de sesi anlamlandırma külfetiyle karşı karşıya kalmıştı. Hemen hemen her gün aynı anlama gelen benzer cümlelerle yüklü sesi anlamlandırmada güçlük çekmemişti neyse ki. Beyin bu külfeti az çabayla yerine getirmekten memnundu. Sesin sahibi, beyin yerine karar vererek onu içine düştüğü amansız ikilemden kurtarmak istiyordu: Öğlen olmuştu ve artık ikilemini uyanmak yönünde tercihte bulunarak sona erdirmeliydi. Bak sen şu sesin sahibine…

Sağ gözünü “aralamak” eyleminin yanında hiç sayılacak bir miktar araladı. Aman Allah’ım, bir göz kapağı ancak bu kadar ağır olabilir! Bu aralama işi yüzünden bünyesinde oluşan enerji eksikliğini tamamlamak için üç gün daha uyuması gerekebilir! Aralamak denilemeyecek bir miktar aralanmış sağ göz doğrudan saate değdi. Saati aramak için fazladan enerji harcamadığına sevindiğini tahmin etmek güç değil. Saat 11:32 ya da 11:33… Ortalama derece miyop ve enerji harcamaya niyeti olmayan bir sağ göz birkaç dakika arasındaki farkı ne kadar ayırt edebiliyorsa o kadar ayırt edebilmişti işte. 12:00’den öncesine öğle deme gafletine düşen sese; “Saat 12:00’den önceki zaman dilimine öğle demek hükümsüzdür. Bu hükümsüz gerekçeye dayanarak yapılan uyandırma girişimleri de yok sayılacaktır.” diye karşılık vermek istediyse de saniyeler önce göz kapaklarını aralamak için üç günlük uykuya denk enerjisini harcadığı aklına geldiğinde bu istek geldiği hızla evrende bir kara deliğin içinde kayboldu gitti.

Sesin sahibi, Harikalar Diyarı’ndaki Yumurta Kafa duvardan düşecekken onu yakalama telaşına düşmüş kadar sabırsız bir şekilde, aynı anlama gelen benzer cümleleri sıralayıp duruyordu. Ses arsız, sesin sahibi sabırsız, beyin ikilemde, ağır sağ göz kapağı aralık… İşte Araf’tan cehenneme terfi etmişti!

Birinin onu bu cehennemden çekip çıkarması için uykusuzluğu bile göze alabilirdi ama ortada bu cehenneme son verecek tek biri maalesef kendisiydi. Enerjisinin hepsini toplayıp tüm ağırlıklarına rağmen her iki göz kapağını da açabildiği kadar açtı. Bu ilk adımı atmak cehennemden çıkışa bilet almak demek. Saatin asılı olduğu tortulu duvarı izlemeye başladı. Şimdi o tortuları birleştirerek yeşillikler içinde umarsızca koşan çocukları, minik kedi yavrularını, kaza yapmış arabaları, birbirlerinin gözlerinde kaybolmuş sevgilileri bulacaktı. Tortuların aralarına saklanmış hayat parçaları…

Sonra garip bir hisse kapıldı. Sanki yapması gereken bir şeyi unutmuş gibi bir his… Ya da dün çok güzel bir haber almış da şu an aklından uçup gitmiş gibi… Yok, yok; bugün müthiş bir haber almayı bekliyormuş gibi… Enerjisinin hepsini biraz önce göz kapaklarını kaldırmak için kullandığını düşünmesine rağmen birden enerji yüklenmiş olarak yatağından doğruldu. Bir garip hissin kadri!

Yüklerinden arınmış gibi hissediyordu, gönlü genişlemişti de tüm göğü içine almıştı sanki. Elini kalbine götürdü, göz kapaklarını yumdu, kalbinin atışına odaklandı. Kalp, fare görmüş kediye aitmişçesine mutlu, telaşlı ve heyecanlı bir ritimle atıyordu. Neye uğradığını şaşırmıştı kalp. Bu ritme aşina değildi. Biraz korksa da bunu sevdi.  Gülümsedi. O gülümsedikçe kalp aşina olmadığı ama sevdiği ritimle atıyordu; kalp bu ritimle attıkça o gülümsüyordu.

Sesin sahibi kapıda belirdi. O, bunu hissetti ama göz kapaklarını “aralamak” eyleminin yanında hiç sayılacak bir miktar dahi aralamadı. Çünkü biraz önce göz kapaklarını açtığında cehennemden çıkış biletini almıştı; göz kapaklarını kapadığında ise cennete biletsiz geçiş yapmıştı.

Bir garip hissin kadri.

Rüveyda Yılmaz

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...