Bir An

Gece Gündüz
A A

Bir An

Kendini içinde bulunduğu zamana ve mekana tam olarak ait hissedememekle ilgili uzun bir yazı yazacaktı. Yazıya başlarken dört paragraf olması gerektiğine karar vermişti. İlk paragrafta aslında ait olmamaktan değil de tam olarak ait olamamaktan bahsettiğinden söz edecekti. İkinci ve üçüncü paragrafta içindeki çelişkiyi anlatacaktı. Bir yanım burası senin yerin diyor bir yanım da burada olmamalısın diyor diyecekti. Dördüncü paragrafta ise her şeyin anlamını kaybettiğini fark ettiğini söyleyecekti. Ama planladığı gibi olmayacaktı; beşinci paragraf başına geçecek, sonra altıya, daha sonra yediye… Dokuzuncu paragrafın son cümlesini de yazıp noktayı koyduğunda yazısını bitirmiş olacaktı. Dönüp yazdıklarını okuyacaktı üç kez ama içine sinmeyecekti. Cümleler sanki başka birinin düşüncelerini aktarıyor gibi hissedecekti.

Sonra sağ üst köşedeki çarpı işaretini tıklayıp çıkan seçeneklerden bilinçsizce “Kaydetme”yi seçenekti. Ekran kapandığında yazıyı kaydetmediğinin farkına varacaktı. Önce biraz üzülecekti. Sonra olmuş olana ve olmuş olana üzülmesine gülecekti.

Hayatın ona sunduğu seçeneklerden kaçında bilinçsizce seçim yapıp her şeyi bir kenara bırakarak en baştan başlamak zorunda kaldığını sorgulayacaktı. Ve bir cevap bulacaktı.

Sorguladığını ve bulduğu cevabı unutacaktı.

Çünkü insan bazen sorgular ve bulduğu cevabı unuturdu.

Çünkü insan unuturdu.

Rüveyda Yılmaz

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...