Şarampol

Gece Gündüz
A A

Şarampol

Salgın hastalık gibi yayılıyor bu koku.
Sızlatıyor direğini burnumun.
Bir direği etinden kemiğinden ayırıp saplıyor avuç içinden şehrin göbeğine
Burun kemiğiyle hapsolur mu bir insan?
Elinden süt içerken cümle kapısındaki bunca “Guraban”.
Yok mu olur bu gam toz duman olunca meydan
Meydanlar zemheri bi’ laklakan.
Derisi dikenli gövdesi elemli odacık dolu kalp denen eti.
Dilleri düğümlü elleri mühürlü halleri halvetten ötürü öl denince zaman imandır vakt-i ol
Her gün yürüdüğüm ana cadde yol boyunca şarampol.
Oluk oluk insan akıyor kanalizasyona şarampolden
Bu öten korna sesleri caddeden değil güngörmüş bir gönülden.
Den den den.
…-dan beri zehir kusuyor menekşem.
Terindeki zehir “den den” değil dem bu dem.
Kıssa değil ki bu yazgı eline alıp okuyasın
Okuduğunu sandığın da bil ki zındık İblisten.
Burun kemiğiyle hapsolur mu bi’ insan?
Kemik batmış etine. Et olmuş bi’ imtihan.
Şahtır dağı da karıncayı da oynatan..
Yandı semaver döndü semaver de bir kul da demedi bunlar közün aşkından.
Gecedeydi yıldız suyu. Zar zor değil azar azar.
Burun kemiğime hapsoldum
Milyar yılın izi var.

Rahime Kaş

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...