Aslında İnsanlık Dediğin

Gece Gündüz
A A

Aslında İnsanlık Dediğin

Ne çok şey yaşıyoruz iki ayrı bedende. En çok da birbirimizi anlamamaya çalışarak geçiyor. Adını kısa ya da uzun vadede “zaman” diye nitelendirdiğimiz, manasını bir türlü idrak edemediğimiz bir zamansızlıkta; kendi elimizle bir bedeni yok ettiğimiz bir zamanda…

– Kadın olmak kolay.
– Kadınca yaşamak zor.
– Ah! Bir de erkek gözünden baksanız kendinize ne çok adınız var dilimizde.
– Şey olmak istemiyorum; eş, anne, kız kardeş, evlat, sevgili. Sınırlandırma beni sınıflandırmaya çalışarak.
– Yaranamadık bu kadın milletine beğenmiyorlar arkadaş, yok onlara kalsa biz iltifat etmeyi bile beceremiyoruz.
– Empati duygusu yalnızca kadına atfedilmiş bir kabiliyet mi? Yoksa erkekler bu bizi bozar sınırlamalarına bir yenisini daha mı eklemeyi düşündüler? Zaten siz her zaman en iyisini bilirsiniz.
– Elimde çiçekler, kapında sırılsıklam olmadım diye mi bu surat kızım; kapına geldik yağmur yağmıyordu. Gül desen, erkek adam elinde gül taşır mı kızım; seviyoruz işte söylemeye ne gerek var?
– Arttırıp eksiltir kadın duymadıklarını -mış gibi yapar; olmayanı varmış gibi, kadın bedeni içinde insanmış gibi, öldüğü halde yaşıyormuş gibi…
– Eh be kadın yettin artık sen! Sus dedikçe susmadın erkeğim lan ben, erkek! Sen susmayı bileceksin yeter be yeter! Bıktım dırdırından.

Üç el erkek egosu fışkırdı namlunun ucundan…

Yalnızca bir evin sarsılan pencerelerinden, bir kadının doğuştan susturucu takılmış çığlıksız bedeninden duyuldu.

Bir gram inlemeden, yapma bile demeden…

Bir kadın!

Binlerce kadın!

Her gün “Bugün konuşursam yine mi tokat yerim?” diye kadınca bir dilin konuşulduğu ve yalnızca kadınların anladığı kutsal mutfak köşesine; bir yatağın ona hiç ait olmayan, yalnızca bedenini sattığı köşesine sinmekte. Ama kadınlığını dört duvarla tanımlanmış yuvaya iliştirememekte.

Kadın olmanın günahı; bedenini size sunmak istemediği için sizinle aynı yatağa girmemek mi? Görevi olduğu için değil canı istemediği için yemek yapmamak mı? Koktuğu için değil “Bugün yıkanmasa da olur.” dediği çamaşırlar yüzünden mi? “Benim bedenim, hazır değilim anneliğe.” dediği için mi ya da sizden farklı bir uzvu vücudunda taşıyıp cennete layık görüldüğü için mi? Sizce kadın olmanın günahı kaç hece?

Sizin o saydığınız hecelerin bedelini, kaç kadın bedeni öderse; kaç kere insanlık yerin dibine göçer?

Pericihan Cansu Saykal

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...