Geceydi Kadın

Gece Gündüz
A A

Geceydi Kadın

Gece, bütün saflığıyla ışıldıyordu. Yıldızların çehresinde, yalnızlığın derin hüznü sanki caka satıyor gibiydi. Uzak köşelerin ıssız zamanlarında, bütün kederi satın alarak birileri, sanki mısra karalıyordu geceye. Yazıldıkça bütün haz dolu kelimeler, güzelleşiyordu gece. Büklüm büklüm saçları, bütün naif terennümleri bünyesine almış da en nadide çiçekten daha leziz kokan o tatlımsı boynunun sol yanından, aşağı boşluğa salmıştı kendini. Kadındı gece. Gözlerinde huzura dolduğum bir kadın. Eprimiş ruhumu tazeliyordum bakınca göz bebeklerine. Ay ışığı gölge etmişti yanaklarında kımıldayan ayvacık tüylerine. Kadın ürpertiyordu tenimi, gece gibi.

Soğuk zamanları yeni yeni terk ediyordu ruhum. Yaklaştıkça bahar, açılıyordum güller gibi. Yaklaştıkça kadın, daha bir odaklandıkça endamına, güneşim yanmaya başlıyordu. Göz bebeklerinde kaybolmuşluğum, tirşeleşmeye başlayan dut ağaçlarının dallarını anımsatıyordu. Gönlüm, yazdı. Bir kadın ki en leziz geceydi ruhumda. Kışımı yaz kılan bir kadındı gece. Özlemek, sadece kokudan ibaret kalmıştı zihnimde. Bir amberdi belki kadında hayal ettiğim. Ya da Kafdağı’nın öte yüzü kadar uzak ve karanlık bir misk. Taptaze ruhumda meydana gelen imkânsız hisleri unutuvermek istiyordum. Bir geceydi gördüğüm, içindeki en nadide kadınla. Ve bir kokuydu ihtiyaç duyduğum. Çok uzaklarda, Kafdağı’nın öte yüzündeki kapkaranlık bir miskti özlem duyduğum. Tekrarlardan uzak kalamayışım, bir kadındandı.

Eğer bir gün soğuk mevsimlere hasret kaldığımı hissedersem, kapkara karanlığa dönüşür gecem. Bütün tirşe dalları sarıya çalar ruhumun. Ayın şavkı eksik kalır bedenimde. Yıldızların donattığı bu küçücük ruhumda bir kadın ölüverir. Eğer bir gün gerçekten hasret kalırsam o soğuk kış günlerine, durulursa eğer bir gün denizim, özlediğim kokum benden kaçıyor demektir. Amberdi hayalim, “Kaçtı gitti.” diyemem kimseye. Ya da Kafdağı’nın öte yüzünde, kapkara karanlıkta bir miskti özlemim; “Kaçtı gitti.” diyemem. “Yıldızlarla örülü ruhumda bir kadın, o büklüm saçlarıyla, arz-ı endam eden letafetiyle geceye sindi.” diyemem. “Kapkara karanlıklara adımladı.” diyemem. “Bir kadın, beni hüzne mağlup etti.” diyemem. Diyemem kederlenişimi. Soğuk soğuk terleyişimi izah edemem.

“Bırak parmak uçların, parmak uçlarımda eğlensin.” dedi adam. Tebessüm, ruhundan bedenine yayılıverdi kadının. Büklüm büklüm saçları, sol elinin arasında oynaşıverdi. “Soğuk mevsimlere hasret kaldığını hissetme.” dedi; Kafdağı’nın öte yüzünde, kapkara karanlıkta misk kokan kadın. “Ruhunun tirşe dalları, sarıya çalmasın.” dedi. “Ayın şavkı, bedeninden ruhuna yayılıversin.” dedi. “Geceye tebessüm bırakalım.” dedi.

Gece, koynuna aldı adamı ve kadını. Ruhuna sardı. Sarmaşıklar kıskandı o sıra. Kapkara karanlıkta, çaresiz bakakaldılar öylece.

Ömer Öztürk

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...