Başı Önüne Eğik Elleri Cebinde Yürüyen Adam

Gece Gündüz
A A

Başı Önüne Eğik Elleri Cebinde Yürüyen Adam

Ellerim cebimde yürürdüm önceleri. Başım hep önüme eğikti. Yürürdüm sokakları, caddeleri, dağları, düzlükleri.. Hep bir şey arardım, hiç bulamadığım ama ihtiyaç duyduğum bir şey. İçimdeki onu isteyen boşluk hep büyürdü. “Koş, yürü bul onu!” derdi bana. Yıllarca aradım.  Loş ışıklı daracık İstanbul sokaklarında, insanlardan uzak çınar ağaçlarının o geniş gölgelerinde, rahmet gibi üzerime yağmaya hazır bekleyen gökyüzündeki bembeyaz ve tertemiz bulutların arasında, su satan elma şekeri satan küçük çocukların gözlerindeki parıltılarda, deniz kıyılarının o uçsuz bucaksız ufuk çizgilerinde..

Aradığım şey yanımdaymış yıllarca görememişim. Çok korktum “Gül ile Bülbül” hikayesine dönmesinden.  Aradığımı bulamasaydım o kadar bile olamazdı benim hikayem. Aradığımın ne olduğunu bile bilmiyordum. Bir insan mı, nesne mi, ruhani bir varlık mı yoksa?

Ona ulaştığımda tüm sorular cevap buldu. O bir insandı. Ama nasıl biri bu? Onu görünce dilim dolaştı ilk defa.. Gözlerinde bir parıltı vardı. Adamı sarhoş eden bir kokusu vardı. Onu görünce birden oluverdi her şey. Tek derdim O idi. Uyumak O idi. Uyanmak O idi. Sevmek O idi. Anlayamıyordum tam kendi çabalarımla ama sanki sevilmekte O idi. İnanmak onunlaydı. Gülmek, gülüşmek sadece onunlaydı.

Şimdi O var yanımda. Ve yaşamak da nefes almak da yalnızca onunla…

Oğuz Çağan

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...