İmitasyon Aşk

Gece Gündüz
A A

İmitasyon Aşk

“Gerçek âşıkların uzmanı,
Gerçekten âşık olanların taklididir.
Gerçeğinden ayırt etmek zordur.”

 
Yaşanmışlıklarla hızla tüketilip, kalplerin artık üretmediği olgudur: “AŞK”. Liberalleştirilmesiyle günümüzde “flört” tanımını almıştır. Uzun uzun heyecanlar, mideye giren ağrılar yerini “Üç beş günlük takılmalara” bırakmıştır. Belki de insanların kafasında “Aşk yok, aşkın kimyası bozuldu” gibi söylemlerle evrimleştirilmesi başarılmıştır. Yahut en önemlisi özgürlüğün, serbestliğin artmasıyla insanlara ulaşmanın kolaylaşmasıyla değerini yitirmiştir. Şimdi soruyorsun kendi kendine belki de bana: “Aşkın tam anlamıyla kesin, doğru ve gerçek bir tanımı yokken aşktan bahsedilebilir mi?” diye. Öncelikle “Gerçek Aşk” diye bir şey olmadığını söylemek istiyorum. Çünkü tasvirdeki gerçek kelimesi aşk kelimesinin yanında öyle sırıtıyor ki… Aşk başlı başına bu evrenin en büyük gerçeğidir zaten. Dinmeyen sızı, bitmeyen hayranlık, kendi kendini tüketmeyen bir duygudur o. Aşkı imitasyon yapan ya âşıktır ya da âşık olunan. Bu yüzden aşkta suç bulup durmayın. Eğer düşünmeden hesaplamadan aşka teslim olursanız, taktikleri ortadan kaldırırsanız, taklitlere de rastlamazsınız. Çünkü aşk yalnızca aşktır, ne gerçeği ne sahtesi, ne öncesi ne sonrası vardır. İmitasyon aşk başlığını da ironi yaratmak adına koydum. Aşksız yaşayabilir mi hiç insan? İnsan insana âşık olmadan durabilir mi? Yaşama ateşini canlı kılan aşk değil de nedir, sorarım size? Ben hiç âşık olmadım diyebileniniz var mı aranızda? Bence yoktur. Olmasın da… Burada teknoloji henüz bu kadar gelişmemişken, birine ulaşmanın neredeyse zor olduğu zamanlarda yaşanan aşklardan bahsetmeden edemeyeceğim. Çünkü geçmiş ve şimdiki zaman arasında bir kıyaslama yapmadan aşkı yaşama şeklimizde değişenin ne olduğunu net olarak anlatmam mümkün değil. O zamanlarda insanlar bu kadar çok konuşmuyordu. Ne alakası var, dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle bir alakası var: “Âşık olan beklemeye tahammül edemiyor. Gürültü yapıyor, tanınmak, bilinmek istiyor. Oysa âşığın feryadı susuşlarında gizli değil miydi?”

Sosyal medyalarda başlıyor artık aşklar. Sanal ortamda olduğu değil de olmak istediği gibi tanıtıyor herkes kendisini. Oralarda herkes mükemmel… Fazladan sarf ediliyor sözler, kelimelerle aldatılıyor insanlar. Hiçbir cümle oluş çabasıyla da sınanmıyor. Haliyle insanların ağzında: “Eskiden böyle miydi?” cümlesi tutturulmuş gidiyor. Bir mesajla başlayan aşklar yine bir mesajla bitiriliyor. Herkes sevilmek istiyor, bir tek kendilerine sürprizler yapılsın, bir tek kendileri mutlu edilsin! Kimsenin sevmek gibi bir derdi yok. Sevilmeye değer olduğunu düşünen insanlar yakınıp duruyorlar sevgisizlikten. Ne özlemenin hüznü ne kavuşmanın heyecanı kalıyor insanlarda. Hız ve gürültü aşkın yüz binlerce yıllık anlamını, değerini yutuveriyor haliyle.”

Nur Horus

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...