Herkes Nietzsche

Gece Gündüz
A A

Herkes Nietzsche

“Bastırılmış arzular,
Aforizma ve metaforun bokunu çıkarmak…”

İnsanların zihinlerinde barındırdığı Nietzsche algısının, bende yarattığı kusma duygusu… Yok “Ateistti,” yok “Müslümanlığı övüyordu…” diye sosyal medyalarda insanların, Nietzsche’yi ve anlatmaya çalıştıklarını saptırıp kendilerine yandaş görmek isteyişi, ayrı bir trajik komedi durumdur bana göre. Sanırım biz, okuduğumuz yazarların bakış açılarına karşı nasıl bir tavır takınmamız gerektiğinden yoksunuz. Ya gereğinden fazla fenomenleştiriyoruz ya da gereğinden fazla yerip eleştiriyoruz. İkisinin ortasını henüz yakalayabilmiş değiliz. Bu da yalnızca okumamızdan kaynaklanıyor. Hâlbuki okuduğumuzu, sadece okumakla kalmayıp üzerinde düşünüp anlamaya çalışsak bize hangi konuda neler katabildiğini algılayabilsek bütün sorun ortadan kalkacak.

Hiçbir şeyi kararında yapamayan, “ya hep ya hiç”çi bir toplumuz anlaşılan. Okuduğumuz kitabı tam olarak anlayabilmemiz için mutlaka yazarı hakkında bilgi sahibi olmamız gerekir ki nerede ne demek istediğini bilebilelim. Bu sorunu Nietzsche üzerinden yazmamın sebebi, bu konuda en çok mağdur olan filozof ve yazarlardan biri oluşudur. Evet, Nietzsche bizim zihnimize kazılı bazı düşüncelerimizi, kitaplarını okuduğumuz zaman bertaraf ediyor, kabul ediyorum. Ama her şeyden önce bir düşünürün kitabını okuyorsan en başta öğrenmen gereken şeyin “sorgulamak” olduğunu bilmelisin. Çünkü felsefe soru sorma, doğru sorgulamayı öğrenme sanatıdır bana göre.

Felsefeyle uğraşmış bir düşünürün kitabını okumak, öyle zannedildiği gibi kolay bir şey değildir. İlla ki okuduğuna katılmak zorunda değilsin ya da eleştirmek… “Ben kendi içimde, zihnimde veya hayatımda bu konular hakkında ne düşünüyorum?” “Düşünür konuya bu şekilde yaklaşmış; kullandığı kavramlar, onun zihninde nasıl bir tanımlamaya sahip ve ben, çağımın gerekleri doğrultusunda bütün bunlara nasıl yaklaşabilirim?” gibi sorularla, sistemli bir şekilde işin içinden çıkılabileceğine inanıyorum.

Kısacası okuduğunuz şeyleri kendi zihninizin süzgecinden mutlaka ve mutlaka geçirin. Hem gerçekten okumuş olursunuz hem de doğru bir okuma yöntemine sahip olursunuz. Çünkü kelime kavramları, insandan insan değişebilir. Evet, çoğunluk tarafından kabul görmüş tek bir doğru vardır. Fakat herkes bunu benimsemek zorunda değil. Çok basit bir örnek vererek durumu açıklamak istiyorum. Aşk kavramının bir insandaki tanımı: Midesinde kelebekler uçuşması, heyecanlanmak olabilir. Bendeki tanımı ise karşımdaki insanla kaliteli ve güzel paylaşımda bulunabilmektir. Şimdi o insandaki aşk tanımı bana uymuyor diye onu yerip ağır bir şekilde eleştirmeli miyim yoksa oturup bu konuda kendisini tanımış ve farkındalık kazanmış olduğu için övmeli miyim? Cevap ne biliyor musun? Yalnızca saygı duymalıyım. İşte bir insanı, bir yazarı, bir düşünürü algılamanın en ince noktası budur. “Bu kavramın ondaki tanımı ne?” sorusu…

Nur Horus

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...